İstanbul'daki elçilik çevrelerinde çalışan ressamlar, Osmanlı başkentinin çeşitli semtlerini resimlemiş, imparatorlukta giyilen farklı kıyafetleri çizmiş, yabancı elçilerin, çevirmenlerinin, giderek kimi Osmanlı büyüklerinin portrelerini yapmışlardır. Örneğin Vanmour, birçok kabul sahnesi ve İstanbul görüntüsünün yanı sıra Osmanlı devletindeki çeşitli görevlileri kendilerine özgü giysileriyle resimlemiş ve bunlar 1714'te Fransız elçisi Marquis de Ferriol'ün Recueil de cent estampes représentant différentes nations du Levant adlı kitabında basılmıştır. Bugün değişik koleksiyon ve müzelerde rastlanan benzer boyutlu resimlerin, Vanmour'un bu yağlıboya dizisinin parçaları olduğu sanılmaktadır..
18. yüzyılda İstanbul'da çalışmış Avrupalı ressamlar içinde Malta şövalyesi Antoine de Favray en önemlilerindendir. 1762'de İstanbul'a gelen ve 1771'e kadar Fransız elçileri Comte de Vergennes ve Comte de St. Priest için çalışan Antoine de Favray, Vergennes ve eşinin Türk giysileri içinde portrelerini yapmıştır. Portrelerde yalnız giysiler değil oturuş biçimleri de doğuludur.
Batılı ressamların başlattığı bu resim ve portre geleneği, saray ve elçilik çevrelerinden yavaş yavaş daha geniş bir kesime yayılacak, önce önemli devlet görevlilerinin, ardından seçkin Osmanlı ailelerinden insanların, gittikçe artan bir yoğunlukta resimleri yapılacak, daha önemlisi, bu yağlıboya resim geleneği Avrupalı ressamlardan yerli ressamlara da aktarılacak ve örneğin bir Osman Hamdi Bey, doğulu bir ressam olmasına karşın, birçok resmiyle gerçek bir 'oryantalist' ressam sayılacaktır.
Thomas Hope'un Türk Giysileri İçinde Portresi Detay Henry Bone (William Beechey'den)