Batılı ressamların gözünden kadınların dünyası ve "harem"

Oryantalist ikonografyada kadın ve kadına ilişkin resimler önemli bir yer tutar. Bu, büyük ölçüde 'harem' olgusuna bağlıdır ve gerek Oryantalist edebiyatı, gerekse Oryantalist resmi biçimlendiren en önemli öğelerden biri, 'harem' fantezisidir. Müslüman ülkelerde saray ve konakların kadınlara ait olan bölümüne verilen Harem adı, Arapça 'girilmesi yasak olan, kutsal olan yer' anlamlarına gelir. İşte bu yasaklama ve onun getirdiği bilinmezlik, haremi, özellikle de saray haremini, batılıların gözünde Doğu'nun en çekici mekânı haline getirmiştir.

Oryantalist ressamlar harem resimlerinde çoğunlukla yazılı kaynaklardan hareket etmekle birlikte, resimlerin gerçekleştirilmesinde zaman zaman Müslüman olmayan modellerden yararlanmış, yer yer de hayal güçlerini kullanmışlardır. Haremi ilginç kılan, dış dünyaya kapalılığı kadar bu kapalı kapılar ardında yaşandığı düşlenen erotizmdir. Avrupalı erkekler için doğulu kadın, zamansız bir dünyada yaşayan ve kendisini efendisine hazırlamanın dışında bir işi olmayan bir sultan ya da bir cariyedir. Ulaşılması imkansız onca kadını görebilme hayali ve tek bir erkeğin bu kadınların hepsine sahip olması, harem fantezisinin en temel öğeleridir. Buna karşılık, Osmanlı haremine girme olanağını bulan Avrupalı kadınların anlattıkları ya da resimledikleri harem, farklı bir dünyayı gözler önüne serer. Onların haremleri, yer yer Binbir Gece Masalları'nın izlerini taşısa da çoğunlukla ağırbaşlı ve saygın ev ortamlarıdır. Ancak Oryantalist söylemde etkili olan, erkeklerin bu konuda yazdıkları ve betimledikleridir, çünkü onlar Batı'ya, Batı'nın onlardan beklediğini verirler; kadınların yazdığı ya da çizdiği, gerçeğe daha yakın olsa da Batı için aynı çekiciliği taşımaz.

Düğün Ertesi: Paça Günü

Düğün Ertesi: Paça Günü
Detay
Ressamı belirsiz


1   2   3   4   5   6   7   8