Marcel Duchamp’ın Bisiklet Tekerleği

12 Kasım 2012

Bisiklet Tekerleği (Roue de Bicyclette), 1998 
Karbon bisiklet tekerleği, Philippe Starck tasarımı bir tabure 
153 x 63 x 30 cm Bisiklet Tekerleği (Roue de Bicyclette), 1998
Karbon bisiklet tekerleği, Philippe Starck tasarımı bir tabure
153 x 63 x 30 cm


Pablo Rico Koleksiyonu, Meksika  1998 yılında Ben Jakober ve Yannick Vu, Marcel Duchamp’ın Roue de Bicyclette adlı eserinin bir yeniden-yapımını gerçekleştirdiler. Duchamp’ın ilk “ready-made” eseri olarak kabul edilen Roue de Bicyclette, bisiklet tekerleği ve mutfak taburesinin, amacı olmayan bir makineye dönüştürülmesi. Zamanın kabul gören sanat kavramından oldukça farklı olan 1913 yapımı Roue de Bicyclette‘in orijinali kaybolmuştur; ancak Duchamp 1951 yılında objeyi tekrar yaratır. Vu ve Jakober’in versiyonunda ise karbon bir tekerlek ve Philippe Starck tasarımı tabure kullanılmış. 

Roue de Bicyclette 
Marcel Duchamp, 1951 
Metal tekerlek, boyalı tahta tabure 
129.5 x 63.5 x 41.9 cm 
Sidney and Harriet Janis Koleksiyonu Roue de Bicyclette
Marcel Duchamp, 1951
Metal tekerlek, boyalı tahta tabure
129.5 x 63.5 x 41.9 cm
Sidney and Harriet Janis Koleksiyonu

Leonardo’nun Atı

Leonardo’nun Atı

Leonardo da Vinci, 1493’te, tam 500 yıl önce, Milano Dükü Ludovico il Moro’nun 12 yıl önce babasının anısına sipariş ettiği atlı anıtın (doğal büyüklüğün 4 katı boyda) dökümü için hazırlıkları bitirmek üzereydi.

Sanatçı ile Söyleşi: Nicola Lorini

Sanatçı ile Söyleşi: Nicola Lorini

Tüm Zamanlara, Tüm Üzgün Taşlara, Pera Müzesi’nin Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’nda öznel ve duygusal durumları bir araya getirerek tek yönlü tarih ve zaman algısını sorgularken ziyaretçileri çizgisel olmayan bir yolculuğa çıkarıyor.

18. ve 19. Yüzyıl Resimlerinde İstanbul’un Tarihi Yarımadası

18. ve 19. Yüzyıl Resimlerinde İstanbul’un Tarihi Yarımadası

19. yüzyıla kadar siyasi otoritenin merkezi Topkapı Sarayı, klasik Osmanlı ve Bizans mimarisinin görkemli örnekleriyle tüm imparatorluğun kalbi gibidir Tarihi Yarımada. Osmanlı İmparatorluğunu yakından tanımak isteyen her batılı, resimler yoluyla da olsa Tarihi Yarımada’yı görmelidir önce.