4 Temmuz Salı Ziyaret Saatleri: 10.00 - 19.00
Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından fotogrametri tekniğiyle taranmış bir seçki 3 boyutlu olarak sunuluyor. Seçkide; Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan ağırlık ve ölçü aletleri, Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir zaman diliminde üretilmiş objeler yer alıyor.
Pera Müzesi, Meditopia iş birliğiyle hazırlanan, Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisindeki panoramik bir eserden ilham alan benzersiz dijital bir deneyim sunuyor. Antoine de Favray'nin 1770-1773 yılları arasında tuval üzerine yağlıboya ile resmettiği “İstanbul Panoraması”nı bilinçli farkındalıkla deneyimlemeye alan açan video, sanatın ve zihinsel deneyimin gücünü bir araya getiriyor.
Pera Müzesi, Özcan Ertek'in Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu'ndan esinlenerek hazırladığı Akustik Ufuk başlıklı interaktif ses yerleştirmesini sunuyor. Yerleştirme, elektronik bir pusula aracılığıyla, Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisindeki resimlerden esinlenerek üretilen ses manzaralarını çalan bir enstrümana dönüşüyor.
Pera Müzesi’nde sergilenen Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’nda görebileceğiniz eserlerde, seramik geleneksel olarak işlevsel ya da dekoratif nesneler için kullanılsa da, son dönemde güncel sanatçıların da odağına aldığı bir malzeme haline geldi.
İki âşık, Cynthia ve Evelyn, efendi ve köle rollerini oynayarak hayli teferruatlı sadomazoşist fantezileri hayata geçirirler. Zamanla bu güç oyunları keyif vermemeye başlayınca Cynthia alışıldık bir ilişkinin özlemini duyar. Buna karşın Evelyn, oyunlarını daha da uç noktalara taşımayı dener.
Kang şehir manzarasında yalnız dolaşır ve kronik bir hastalık için Hong Kong'da tedavi arar; aynı zamanda Non adında genç bir Laoslu göçmen Bangkok'ta çalışmaktadır. Bu iki yalnız adam sonunda bir iyileşme ve şefkat anında bir araya gelir.
Gérôme, günümüzde Oryantalist sanat düşünüldüğünde, ilk akla gelen isimlerden biridir. Akademik resmin en ateşli savunucularından olan Gérôme, İzlenimcilik gibi modern akımlara karşı kişisel bir savaş yürütmüştür.
1 Mayıs 1906 tarihinde Paris Grand Palais’de açılan Salon sergisinde bir Osmanlı ressamının da eseri yer almıştı. Bu, Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” ismiyle tanınmış olan resmiydi. Serginin Ludovic Baschet direktörlüğünde yayınlanmış olan kataloğunun resim kısmında 1734 eser, heykel başlığı altındaysa 845 eser yer alıyordu.
Sergiye eşlik eden yayında İspanya’nın Türkiye Büyükelçisi ve Suna ve İnan Kıraç Vakfı sunuşlarıyla birlikte küratör François Cheval’in kapsamlı metni, Yekhan Pınarlıgil’in fotoğraf pratiğinin ışıkla ilişkisi ve sanatçının arkeolojik alanları ele alışında hafızanın rolüne dair kaleme aldığı yazısı ve Merve Akar Akgün’ün sanatçıyla gerçekleştirdiği bir söyleşi yer alıyor.
Sergiye eşlik eden yayında küratör Alistair Hicks’in “Hiçbir Hikâye Tek Başına Hikâyeyi Anlatmaz” başlıklı metninin yanı sıra sanatçı Leylâ Gediz’in Rego’nun yapıtlarını kişisel bir perspektiften ele aldığı yazısı, Jan Dalley’nin Rego’nun Türk Hamamı başlıklı eserine odaklandığı metni ve Ben Eastham ile Helen Graham’ın Rego ile gerçekleştirdiği bir röportaj yer alıyor.
Sergi kapsamında hazırlanan yayın, Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler tarafından yazılan küratör metninin yanı sıra, sanatçıların işlerinden ilhamla sergide değinilen konular hakkında çalışan, araştıran, düşünen veya kurmacalar yaratan 7 farklı akademisyen, araştırmacı ve edebiyatçının katalog için kaleme aldığı metinlerle zenginleşiyor.