Başkasının Eli: Kuzeydeki Tüm Şehirler

Söyleşi

18 Nisan 2019 / 20:45

Pera Film, Mart ayında Fol iş birliğiyle Başkasının Eli başlığıyla yeni bir film gösterimi serisine başladı. Başkasının Eli programı, mesafelerin azaldığı, imkanların çoğaldığı toplumlarda, insanlar arasındaki mesafenin sorgulanmasını konu edinen filmlere odaklanıyor.

Dane Komljen, Kuzeydeki Tüm Şehirler adlı filminde ıssız mekânları ve bu mekânlar içerisinde gerçekleşen, konuşmalardan çok sessizliklerle kurulan insan ilişkilerini inceliyor. Küçük bir ütopyayı andıran, izole hâldeki mekânlar, insanların birliktelikleriyle, yapıp ettikleriyle doluveriyor. Mekânlar, yavaş yavaş bir belleğe kavuşuyor. Komljen, söz konusu mekânları arşınlarken, insanların bu mekânlarda kurmuş olduğu sosyalliğe ve bunun muhtelif boyutlarına da bir göz atıyor. Gösterimin ardından Ferda Keskin filmin çerçevesi üzerine bir konuşma gerçekleştiriyor.

Ferda Keskin hakkında
Ferda Keskin Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden lisans, Columbia University’den Master ve Doktora derecelerini aldı. Columbia University’de Felsefe ve Humanities bölümlerinde ders verdi. 2003 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’ne geçti ve 2003 - 2006 yılları arasında aynı kurumdaki Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programının direktörlüğünü yaptı. 2007 yılında Ekonomi Politik ve Toplumsal Felsefe Lisans Programı ile Felsefe ve Toplumsal Düşünce Yüksek Lisans Programlarını kurdu. 2008 - 2010 yılları arasında uluslararası Kültürel İncelemeler birliği Association for Cultural Studies’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yaptı. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi Felsefe ve Toplumsal Düşünce ve Karşılaştırmalı Edebiyat programlarında dersler vermeye devam etmektedir.

Bu program kapsamındaki Pera Film gösterim ve etkinlikleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Film gösterimi başladıktan 15 dakika sonra salona ziyaretçi alınmayacaktır.


     iş birliğiyle

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

Batılı ressamların eserlerinde camiler İstanbul kentinin kimliğini yansıtan başlıca mimari unsurlar olarak karşımıza çıkar. Bazen resimde gösterilen kentin İstanbul olduğunu sadece camilere bakarak anlayabiliriz. Detaylar gerçekle uyuşmasa da, deniz ve ufukta bazen abartılı ölçülerle verilen camiler mekanın tartışmasız biçimde İstanbul olduğunu söyler bize. 

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.

Tanışmadık Ama O Bizi Biliyor: “Büyük Veri”

Tanışmadık Ama O Bizi Biliyor: “Büyük Veri”

Pera Müzesi Blog, N’olmuş? işbirliğiyle hazırlanan yazı dizisi devam ediyor. Kendilerini; “Bilindik N’olmuş? sorusunu her gün yeniden soruyor, karşımıza çıkan sayısız beklenmedik cevabı sizlerle paylaşıyoruz.