Balkanlardan Gelen Soğuk Hava

Küratörle Sergi Turu

16 Mart 2017 / 18:30

Pera Müzesi Balkanlardan Gelen Soğuk Hava sergisi kapsamında, serginin eş-küratörü Alenka Gregorič ile bir tur gerçekleştiriyor. 

Alenka Gregorič sanat tarihçisi, küratör ve yazardır. Lübliyana’daki Škuc Galerisi’nde sanat yönetmeni olarak çalışmıştır, halen Lübliyana Şehri Sanat Galerisi ve CC Tobacco 001’de küratör ve sanat yönetmeni olarak çalışıyor. 2009 yılında Venedik Bienali’nde Slovenya Pavyonu’nun küratörü ve 28. Lübliyana Grafik Bienali’nin eş küratörü, 2011 yılında Belgrad’da 52. Ekim Salonu’nun eş küratörü olarak görev aldı. Küratörlüğünü üstlendiği sergilerde Vuk Ćosić, Jan Fabre, Omer Fast, Harun Farocki, Vadim Fiškin, IRWIN, Jannis Kounellis, Rabih Morue, Ivan Moudov, Dan Perjovschi, Marjetica Potrč, Mladen Stilinović, Raša Todosojević, Bill Viola, Katarina Zdjelar gibi pek çok sanatçının işleri yer alır. Ayrıca, çok sayıda sanatçı kitabı, katalog ve yayın için makale ve eleştiri yazmıştır.

Sergi turu İngilizce dilinde, Türkçe ardıl çeviri eşliğinde yapılıyor.

Rehberli Tur Ücreti: 30 TL (Pera Müzesi Dostları için ücretsiz) Kontenjanımız sınırlıdır.
Tura katılmak için Biletix’ten bilet alabilir ya da resepsiyon@peramuzesi.org.tr e-posta adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Süreli Sergi

Balkanlardan Gelen Soğuk Hava

Pera Müzesi, Ali Akay ve Alenka Gregorič küratörlüğünde gerçekleşen Balkanlardan Gelen Soğuk Hava sergisinde, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Makedonya, Romanya, Sırbistan ve Slovenya’dan çağdaş sanatçıları ağırladı.

Balkanlardan Gelen Soğuk Hava

Pera Öğrenme’yle #KendinGez Bana Bak!’tan Beş Eser

Pera Öğrenme’yle #KendinGez Bana Bak!’tan Beş Eser

Bana Bak! “la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergimizi gezerken çocuklarınıza rehberlik etmek ister misiniz? Sergimizden beş farklı eseri ele aldığımız bu yazımızda, rehberlerimizin çocuklara sergimizi anlatırken nasıl bir yol izlediğini göreceksiniz.

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh <br> Aşkın Güngör

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh
Aşkın Güngör

En çok çocukları öldürmekten haz duyuyorum. Etleri kesilip göğüs kafesleri kırılırken hep aynı şekilde bağırıyorlar: “ANNE!BABA! ANNEEEE! BABAAAA!”

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.