Rudan'ın Kahve Molası

Konser

31 Mayıs 2019 / 00:02

Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından ilham alan “Yeni Sesler” başlıklı müzik projesi kapsamında Meriç Artaç tarafından hazırlanan Rudan'ın Kahve Molası başlıklı beste, hemen hepimizin hayatında kendine bir yer edinmiş olan kahvenin, çekirdekten fincana serüveninden ilham alıyor ve izleyicileri kahve molasındaki ana karakteri Rudan’ın zihnine davet ediyor. İç sesini duymakta zorlanan kafası karışık Rudan’ın kahve molasını nasıl bir ritüele dönüştürdüğüne şahit olacağımız konser boyunca Hezarfen Ensemble akustik, Meriç Artaç ise elektronik performansları ile kurgusal karakter Rudan’a eşlik ediyor. Pera Müzesi’nin Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyon Sergisi Kahve Molası’ndan esinlenen Artaç, bestenin merkezine kahve hazırlığı ve servisinde kullanılan kahve çekirdekleri, kahve değirmeni, su ısıtıcı ve kahve fincanı gibi araçların seslerini yerleştiriyor. Parça, bu hazırlık esnasında Rudan’ın radyosundan duyulan seslerle farklı bir boyut kazanıyor. “Hepimizin bir kahve molasına ihtiyacı var.”

Müzisyenler

Hezarfen Ensemble
Özcan Ulucan, keman
Ulrich Mertin, viyola
Gökhan Bağcı, çello
Meriç Artaç, elektronikler

Meriç Artaç hakkında

Meriç Artaç 1990 İstanbul doğumlu. Müzik eğitimine İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano bölümünde başladı. Mezuniyetinin ardından Codarts Rotterdam’da kompozisyon okudu, 2015 yılında aynı okulun master programından onur derecesiyle mezun oldu. 2019-2020 süresince turnede olacak olan Madam Koo operasının prömiyeri Kasım 2018’de Diamantfabriek ve AKOM Ensemble ile Amsterdam’da gerçekleşti. Kayra adlı operası ise Mart 2019’da Callejón del Ruido Festivali’nde University of Guanajuato Symphonic Orchestra (OSUG) ile Meksika prömiyerini yaptı.

Artaç tiyatro ve opera projeleri için beste yapmaya odaklanıyor. Disiplinler arası parçalara olan ilgisi, Artaç’ı dans, tiyatro ve film alanlarıyla da iş birlikleri yapmaya teşvik etti. Hem akustik hem de elektronik besteleri, yarattığı hikâye ve karakterlerin müzikal temsilleri. Geniş bir karakter, manzara, resim ve duygu çeşitliliği ile özgün bir anlatı benimsiyor, bestelerinde gündelik hayatta gözden kaçan nesne ve durumlar gündeme geliyor.

Meriç Artaç, Haziran 2016’dan bu yana AKOM Ensemble’ın sanat direktörlüğünü üstleniyor. Eylül 2018’den bu yana ise Amsterdam Konservatuarı’nda kompozisyon bölümünde ders veriyor, aynı zamanda Rotterdam Konservatuarı kompozisyon bölümünün koordinatörlüğünü yürütüyor. Şu an ise Ağustos ayında Grachten Festivali’nde prömiyeri yapılacak olan operasının üzerinde çalışıyor.

Hezarfen Ensemble hakkında

Çağdaş müziği tanıtmayı hedefleyen, 2012’de Andante dergisi tarafından “En İyi Oda Müziği Topluluğu” seçilen Hezarfen Ensemble, Türkiye’nin ve Avrupa’nın tanınmış müzisyenlerinden oluşan ve bugüne kadar imza attıkları başarılı projelerle adından söz ettirmiş bir topluluk.

İlgili Proje

Yeni Sesler

Müze koleksiyonlarını farklı ifade olanakları sunan mecralarla yeniden keşfetmeyi amaçlayan projede, çeşitli müzik türlerinde çalışmalar yapan besteci, müzisyen veya sanatçılar “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüeri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarından esinlenen üretimler gerçekleştirdi.

Yeni Sesler

Mağazada Bir Gün <br> Hani Dünya Çekilmezdi: Fotoğrafın Kurmacası

Mağazada Bir Gün
Hani Dünya Çekilmezdi: Fotoğrafın Kurmacası

Nickolas Muray: Bir Fotoğrafçının Portresi sergisi kapsamında Çağlayan Çevik kurmaca bir yazı dizisi kaleme aldı. Hani Dünya Çekilmezdi: Fotoğrafın Kurmacası adlı seride Çevik, Muray’ın çarpıcı fotoğraflarından yola çıkarak fotoğraftaki insanların dünyasını birer öykü ile anlatıyor.

Yalnızca Bir Turizm Şehri Değil: Antalya’nın Yetiştirdiği Genç Sanatçılar

Yalnızca Bir Turizm Şehri Değil: Antalya’nın Yetiştirdiği Genç Sanatçılar

Pera Müzesi Blog, N’olmuş? işbirliğiyle hazırlanan yazı dizisi devam ediyor. Kendilerini; “Bilindik N’olmuş? sorusunu her gün yeniden soruyor, karşımıza çıkan sayısız beklenmedik cevabı sizlerle paylaşıyoruz.

Yılan Başı

Yılan Başı

Yunan tanrısı Apollo ve oğlu Asklepios tıp ve şifa âleminin yöneticisiydi. Apollo aynı zamanda ışık ve güneşin tanrısıydı, onun güneşi simgelemesi ve tıpla ilişkisi daha sonra Hekim İsa ve dirilişle bağlantılanacaktı.