Ressamların Gözünden Osmanlı’da Müzik ve Eğlence

26 Ekim 2017

Türk Hareminden Bir Sahne, Franz Hermann, Hans Gemminger, Valentin Mueller, 1654, Tuval üzerine yağlıboya, 130 x 193,5 cm.
Türk Hareminden Bir Sahne, Franz Hermann, Hans Gemminger, Valentin Mueller, 1654, Tuval üzerine yağlıboya, 130 x 193,5 cm.

Batılı ressamların Osmanlı konulu iç mekanda geçen gündelik yaşam resimlerine baktığımızda müzikli eğlenceler yaşama dair önemli bir detay olarak dikkat çeker. Bazen de tek figürlü resimlerde sadece müzik yapan kadınlar betimlenmiştir. Yabancılara kapalı bir dünya olan fakat tam da bu yüzden merak uyandıran haremdeki yaşantıya dair bilgileri çoğunlukla çeşitli anlatımlardan edinen ressamlar eserlerinde sazendelere, onların eşliğinde dans eden kadınlara yer vermiştir. Batılı ressamların eserlerinde betimlediği herkese açık toplumsal mekanlar olan kahvehaneler de müzisyenlere rastladığımız başlıca yerlerden biridir. 1628 yılında Kutsal Roma İmparatoru II. Ferdinand’ın Hans Ludwig von Kuefstein başkanlığında IV. Murad’a yolladığı elçilik heyetindeki Avusturyalı ressamlar, elçi heyetinin katıldığı resmi törenleri, padişah ve ailesini, değişik Osmanlı kıyafetlerini ve günlük yaşamdan ilginç kesitleri resimlemişlerdir. Bu resmin de bu dizinin parçası olduğu düşünülmektedir. Resmin üstündeki 1654 tarihli açıklamada “Seçkin Türk hanımlarının evlerinden çıkmaları ya da yabancılarla tanışmaları âdet olmadığından, onlar birbirlerini evlerine davet eder, dans, komedya ve benzeri eğlencelerle oyalanırlar” yazılıdır. Kompozisyonun alt bölümünde misafirler karşılanır ve kadınlar defin ritmiyle dans ederler. Üst bölümde rebab, def ve santur çalan sazendeler eşliğinde, başlarında terpuşları, ellerinde işlemeli yemenileriyle dans eden iki kadın görülür. Resimde halı, giysi ve çalgı detayları büyük bir incelikle işlenmiştir.

Levendler, Vanmour Okulu, 18. yüzyılın ikinci yarısı, Tuval üzerine yağlıboya, 44 x 62 cm.
Levendler, Vanmour Okulu, 18. yüzyılın ikinci yarısı, Tuval üzerine yağlıboya, 44 x 62 cm.

Eser, sergideki Osmanlı iç mekânlarındaki gündelik yaşamı konu alan dörtlü Vanmour Okulu serisinin bir parçasıdır. Antonio ya da Francesco Guardi tarafından Schulenburg Kontu için Venedik’te yapılmış, aynı kompozisyonu yansıtan bir resim daha bulunur. İki resim de Vanmour’un bugün bilinmeyen bir resmini temel alıyor olmalıdır. Vanmour’un Rijksmuseum’da yer alan bir kır eğlencesini betimlediği bir resmi de benzer figürler içerir. Eser, serinin diğer örnekleriyle birlikte 1911’de Paris’te düzenlenen “Turquerie” sergisinde yer almıştır.

Tophane’de Bi̇r Kahvehane, Migirdiç Civanyan, (Thomas Allom’dan), 19. yüzyılın son çeyreği, Tuval üzerine yağlıboya, 96 x 133 cm.
Tophane’de Bir Kahvehane, Migirdiç Civanyan, (Thomas Allom’dan), 19. yüzyılın son çeyreği, Tuval üzerine yağlıboya, 96 x 133 cm.

Robert Walsh’un metnini yazdığı Constantinople and Scenery of Seven Churches of Asia Minor (İstanbul ve Anadolu’nun Yedi Kilisesi’nden Görünümler) adlı kitabının 1. cildinde yer alan bir diğer Thomas Allom kompozisyonu da burada Civanyan tarafından yapılmış yağlıboya kopyasını gördüğümüz “Kahvehane”dir. Allom’un II. Mahmud dönemi İstanbul’unda gündelik yaşama dair bu betimlemeleri, daha sonra 19. yüzyılın pek çok sanatçısı tarafından model olarak kullanılmıştır. Ülkemizdeki çeşitli özel koleksiyonlarda aynı kompozisyonun anonim ressamlara ait çeşitli kopyaları yer almaktadır. Robert Walsh, metninin bu kompozisyona ilişkin kısmında kahvehanelerin iç düzeni ve dekorasyonuna dair bilgiler verir; ayrıca kahvehanede müzik yapılıp tütün içilmesinden, meddahların öykü anlatımlarına kadar çeşitli detayları aktarır.

İki Müzisyen Kız, Osman Hamdi̇ Bey, 1880, Tuval üzerine yağlıboya, 58 x 39 cm.
İki Müzisyen Kız, Osman Hamdi̇ Bey, 1880, Tuval üzerine yağlıboya, 58 x 39 cm.

Oryantalist bir ressam sayılmasına karşılık Osman Hamdi Bey’in Doğu’ya bakışı, batılı ressamlarınkinden çok farklıdır. Resimlerindeki kadın figürlerinde cinselliği ön planda tutan batılı oryantalistlerin tersine, onun resimlerinde yer alan figürler Osmanlı’da batıya açılış döneminin, bireysel kimliğinin ve yeteneklerinin farkında, öğrenmeye ve kendini geliştirmeye açık kadınlarıdır. Osman Hamdi Bey’in resimlerinde Osmanlı kadını, çalgı çalarken, kitap okurken ya da evinde çiçek düzenlerken betimlenmiş ve her zaman giyimli gösterilmiştir. Bursa Yeşil Cami’den mimari öğelerin yer aldığı bu resimde de tambur, def gibi çalgıların yanı sıra halılar, kakmalı ahşap işçiliği, taş oymacılığı, çiniler gibi Osmanlı’ya özgü dekorasyon öğeleriyle, sanatçının kadın kimliğine dair bu yaklaşımı bir araya getirilmiştir.

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.

Ve işte… Türk kahvesi!

Ve işte… Türk kahvesi!

Sanatçı Benoît Hamet, bu yıl 10. yaşını kutlayan Pera Müzesi’nin koleksiyonlarından öne çıkan eserleri yeniden yorumluyor. Hamet, hem gerçek hem kurgusal “tarihi” olaylara mizahi bir bakış sunuyor. Sanatçının, Osmanlı’nın İngiltere’ye gönderdiği ilk elçi Yusuf Agah Efendi yorumlarını, her ay Pera Müzesi Blog’undan takip edebilirsiniz.

José Sancho’nun Yaşam Öyküsü

José Sancho’nun Yaşam Öyküsü

José Sancho Benito 18 Nisan 1935’te, Kosta Rika’nın Punteneras bölgesinde dünyaya geldi. Ailesi başkent San José’ye göçtü ve Sancho 1952 yılında buradaki Kosta Rika Lisesi’ni bitirdi. Daha sonra Kosta Rika Üniversitesi İktisadi Bilimler Okulu’nda eğitim görmeye başladı ve 1958 yılında iktisat bölümünden birincilikle mezun oldu.