Mangala Oyunu

Doğu’ya özgü giysileri içindeki bu üç figür, egzotik bir manzara önünde nargile içip mangala oynarken görülüyor. 1739 tarihli kraliyet koleksiyonları envanterleri, bu grubun üyelerini sarayın haremağası Matthias ve iki odalık olarak tanımlıyor. Bu rokoko otium bir saray bahçesinde kurulmuş. Günlük yaşamın koşturmasından uzaktaki bu sahne, üzerinde 12 yuvarlak “kale” olan bir oyun tahtasına taşların ya da deniz kabuklarının belirli mantık kuralları uyarınca yerleştirildiği mangala (Arapça mankala) oyunu gibi bir zihinsel etkinlikle birleştirilmiş. Mangala, Avrupa’da 1740’lı yıllarda Giovanni Antonio Guardi (Haremde Mangala Oynayan İki Odalık, şimdi Düsseldorf Museum Kunstpalast’ta) gibi sanatçıların kompozisyonlarında ve Jean-Étienne Liotard’ın İstanbul’da yaşadığı dönemde yaptığı çizimlerde (örneğin Halıda Oturan ve Mangala Oynayan Türk Kıyafetli İki Avrupalı Kadın, British Museum) görülüyor. Bu resimler Doğu’nun duyusal heyecan, istirahat ve sonsuz haz âlemi olarak idealleştirilmiş imgesiyle gayet uyumluydu.

Avrupa saraylarında 18. yüzyılda hâkim olan Turquerie modası, Türk motifleri kullanılan müzik ve tiyatro yapıtları da ortaya çıkardı. Kral II. August’un sarayı, maskeli balolar ve Doğu temalı süslü kostümlerin giyildiği etkinliklerin düzenlendiği bir yerdi, katılımcılar da uzak ülkelerde yaşamanın maddi yükünü karşılayabilecek kişilerdi. Kralın egzotik olana ilgisi, aralarında bu resmin de bulunduğu, türün dört stilize sahnesinde Saski Sarayı’nda ifadesini buluyordu. Meissen’deki kraliyet porselen fabrikası, Osmanlı sarayına Fransız elçisi olarak gönderilen Charles de Ferriol’ün anlatımlarını süsleyen gravürlere dayanarak ürünlerine desen yaratıyordu. De Ferriol’ün Türkiye’de yaşadıklarını konu alan ve 1714’te yayımlanan kitabı, bu fransız diplomatına Konstantinopol’deki görevi sırasında eşlik eden Jean-Baptiste Vanmour’un resimlerine dayanarak yapılan gravürlerle zenginleştirilmişti. 1704’te Antione Galland’ın tamamladığı Binbir Gece Masalları’nın ilk Fransızca çevirisi de (Batı’da Arap Geceleri olarak da bilinir) geniş bir beğeni toplamıştı.

Aleksandra Janiszewska

Mangala Oyunu

Mangala Oyunu

Doğu’ya özgü giysileri içindeki bu üç figür, egzotik bir manzara önünde nargile içip mangala oynarken görülüyor. 1739 tarihli kraliyet koleksiyonları envanterleri, bu grubun üyelerini sarayın haremağası Matthias ve iki odalık olarak tanımlıyor.

Kuyunun Yanında

Kuyunun Yanında

Tadeusz Ajdukiewicz Doğu’yu, 1877’de, Władysław Branicki’yle birlikte çıktığı Suriye, Mısır, Türkiye ve Kırım turunda keşfetti. Bu deneyim onda derin bir etki yarattı, yaşamının sonuna kadar da Doğulu temaları kullanmayı sürdürdü. 

Padişahın Emriyle

Padişahın Emriyle

Resimde Żmurko bir harem odasının egzotik imgesini, parlayan kumaşlar, saçılmış mücevherlerle birlikte sunuyor, burayı “padişahın emriyle” öldürülmüş bir odalığın heykeli andıran güzel bedeni için bir dekor olarak kullanıyor.