Rineke Dijkstra Bana Bak!

29 Aralık 2017

“Portre insanlık durumunun dışından ve de içinden bahseder, bir kişinin fiziği kadar psikolojisini de yansıtır –ya da yansıtmalıdır.” Virginia Torrente – Portre: Genişletilmiş Kimlik

Rineke Dijkstra

Rineke Dijkstra, Vondelpark, Amsterdam, 12 Mayıs 2006, Kromojenik renkli baskı, 80 x 100 cm.

Bana Bak! “la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergimiz kapsamında ele aldığımız ilk sanatçı “Sahnelen Duygular” başlıklı bölümünde yer alan Rineke Dijkstra. Keyifli okumalar!

Rineke Dijkstra’nın Vondelpark, Amsterdam, 12 Mayıs 2006 isimli fotoğrafı, farklı şehirlerin parklarındaki çocuk ve gençlerin portrelerinden oluşan Park Portreleri serisine ait. Bu son derece dengeli kompozisyonda, genç bir erkek gayet rahat bir pozisyonda karşımızda oturur; ancak bu uyum, izleyicide bir tür huzursuzluk yaratır. Bu temsildeki sadelik yanıltıcıdır. Çünkü herkes bilir ki, doğallık diye bir şey yoktur, yalnızca katışıksız yapıntılar vardır. Baktığımız genç adam figürü, en ince ayrıntılarına kadar tasarlanmış bir kompozisyonda çerçevenin içine kapatılmıştır. Klasik bir portre niteliğinde olan figür geleneksel manzara resminin içine yerleşerek yeni bir bağlam yaratır. Modelin talepkar bakışı, tıpkı Hollanda resimlerindeki gibi izleyiciyi gözleriyle takip eder.

Sanatçı Biyografisi

(d. 1959, Sittard, Hollanda) Amsterdam’da- yaşıyor ve çalışıyor. Dijkstra’nın portre çalışmaları, kişisel hayatlarımızla ilişkilendirebileceğimiz hakikatleri konu ediniyor. Sosyal varlıklar olarak deneyimlerimiz ve en ince ayrıntısına kadar çalışılmış acı tatlı süreçler sonunda insanlık dünyasına kabul edilişimiz gibi. Çarpıcı fotoğraflar yaratabilmek için poz, detay ve rastlantı unsurları arasında ince bir denge tutturan Dijkstra’nın çalışmaları güzellik ve kusursuzluklarıyla bilinir. Teknik ustalık ürünü olan bu fotoğraflar, portre fotoğrafçılığının nesnel bakışına çarpıcı bir duygu boyutu ekler. Amsterdam’da de Moor’da düzenlenen ilk kişisel sergisinden bu yana Dijkstra’nın eserleri, Sprengel Museum (Hannover), Museu d’Art Contemporani de Barcelona, Chicago Sanat Enstitüsü (Art Institute of Chicago), Stedelijk Museum (Amsterdam), The Rudolfinum (Prag), Museum fur Moderne Kunst (Frankfurt), Guggenheim Müzesi ve San Francisco Modern Sanat Müzesi (San Francisco Museum of Modern Art) gibi kurumlarda sergilenmiştir. Eserleri, Kodak Ödülü (Hollanda), Sanat Teşvik Ödülü (Amstelveen), Werner Mantz Ödülü, Citibank Fotoğraf Ödülü ve Macallan Kraliyet Fotoğraf Ödülü gibi pek çok ödüle layık görülmüştür.

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu.