"Bu Bir Aşk Şarkısı Değil"
Christian Marclay: Rock Tarihi ve Hayaletler
Javier Panera

Söyleşi

25 Kasım 2015 / 19:00

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil: Video Sanatı ve Pop Müzik İlişkisi” sergisi 1960’lardan günümüze pop müzik ile video sanatı arasındaki ilişkilerin izini sürüyor. Sergide hem biçimsel, hem de kavramsal açıdan pop ve rock ikonografileriyle bağlantılı olan, video sanatı ve deneysel film tarihinin önemli eserlerine yer veriliyor.

Sergide, aralarında Nam June Paik, Andy Warhol, Yayoi Kusama, Vito Acconci ve John Baldessari gibi öncü sanatçıların da bulunduğu 28 sanatçının 26 yapıtı yer alıyor.

Serginin küratörü, Salamanca Üniversitesi Öğretim Üyesi, Javier Panera’nın katılımıyla gerçekleşecek söyleşi sergiyi yakından inceleme fırsatı veriyor.

Pera Müzesi Oditoryumunu’nda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir.
Rezervasyon alınmamaktadır.

Etkinlik dili İspanyolcadır, simultane çeviri yapılacaktır.

 

Süreli Sergi

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil

Pera Müzesi, video sanatının pop müzik ile ilişkisini ele alan ve aralarındaki etkileşimlere odaklanan Bu Bir Aşk Şarkısı Değil: Video Sanatı ve Pop Müzik İlişkisi başlıklı bir sergi sundu.

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Félix Ziem (1821-1911) Göçebe, sınıflandırılamaz ve ayrıksı bir sanatçı

Félix Ziem (1821-1911) Göçebe, sınıflandırılamaz ve ayrıksı bir sanatçı

Pera Müzesi 10 Kasım 2016 – 29 Ocak 2017 tarihleri arasında 19. yüzyılın en özgün manzara ressamlarından Fransız sanatçı Félix Ziem’i ağırlıyor. Ziem Müzesi ve Martigues Belediyesi işbirliğiyle gerçekleşen serginin küratörlüğünü Lucienne Del’Furia ve Frédéric Hitzel üstleniyor.

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Son Sefer <br> Galip Dursun

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Son Sefer
Galip Dursun

Biraz önce, yolcu salonunda vapurun hareketini beklerken aklıma bir oyun geldi. Küçükken evde, buradan epey uzakta ve geçmişte kalmış ülkemde oynadığımız, nasıl oynadığımızı bile hatırlayamadığım bir oyun. Vapura binmek için bekleyen kalabalığın arasında kendimi olduğumdan bin kat daha yalnız hissettiren cinsten.