Tasarım Sohbetleri
Ali Murat Cengiz + Gökçe Gürçay (MANG)

Konuşma

23 Eylül 2018 / 15:00

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 22 Eylül – 4 Kasım 2018 tarihleri arasında “Okullar Okulu” temalı 4. İstanbul Tasarım Bienaline ev sahipliği yapıyor.

Tasarım Bienali boyunca devam edecek Tasarım Sohbetleri, Tasarım Bienali’ne katılan tasarımcılar için, projelerini ve yaklaşımlarını paylaşıp geliştirebilecekleri bir etkileşim platformu sunuyor. Moderatörlüğü yapılan bir sohbette bir araya gelen tasarımcılar, bireysel süreçlerini ortaya dökerken iş ve uygulamalarındaki ortak ve farklı yönleri keşfediyor. Format, tasarım bienalinin sergisine söylemsel bir katman ekliyor, seyircilerin sergilenen işler ve onu yaratan tasarımcılarla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlıyor.

Tasarım sohbetleri VitrA tarafından destekleniyor.

Süreli Sergi

4. İstanbul Tasarım Bienali

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, “Okullar Okulu” temalı 4. İstanbul Tasarım Bienali’ne ev sahipliği yaptı. İKSV tarafından VitrA sponsorluğunda ve Jan Boelen’ın küratörlüğünde düzenlenen 4. İstanbul Tasarım Bienali’nde Vera Sacchetti yardımcı küratör, Nadine Botha asistan küratör olarak görev aldı.

4. İstanbul Tasarım Bienali

Stefan Hablützel Bana Bak!

Stefan Hablützel Bana Bak!

Bana Bak! “la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergimizle ilgili paylaşımlarımıza devam ediyoruz. Yazımız serginin “Kimliğe İlişkin Uzlaşımlar” başlıklı bölümünde yer alan sanatçı Stefan Hablützel ve eseri “1962 – 1929” hakkında.

Stefan Hablützel

Korku ve Kıyametin Baş Döndürücü Bir İfadesi  <br> Tsang Kin-Wah

Korku ve Kıyametin Baş Döndürücü Bir İfadesi
Tsang Kin-Wah

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.