Terence Pepper ve Joanna Ling
Cecil Beaton: Portreler

Söyleşi

13 Mayıs 2015 / 19:30

20. yüzyılın önemli ve çok-yönlü fotoğrafçılarından Cecil Beaton (1904-1980), resim, illüstrasyon, karikatür, tiyatro ve sinemadan, kostüm tasarımına uzanan farklıi çalışmalarının yanı sıra çok satan bir yazar, bir fotoğraf tarihçisi ve zaman zaman da bir oyuncuydu.

Sanatçı 1920'lerden 1970'lere uzanan profesyonel hayatı boyunca, aktör ve aktrislerden yazarlara, sanatçılara, siyasetçilere ve hatta kraliyet ailesine kadar, yüzyılın önde gelen isimlerini karelerinde ölümsüzleştirdi.

Cecil Beaton, Portreler sergisinin küratörü ve aynı zamanda Londra'daki National Portrait Gallery Fotoğraf Bölümü Danışmanı Terence Pepper ve Cecil Beaton Arşivi, Sotheby's küratörü Joanna Ling'in katılımıyla gerçekleşecek söyleşi, sanatçının kariyerine bir bakış sunarken, sergiyi de yakından inceleme fırsatı veriyor.

Etkinlik ücretsizdir, rezervasyon alınmamaktadır.
Etkinlik dili İngilizcedir, ardıl çeviri yapılacaktır.

Süreli Sergi

Cecil Beaton

20. yüzyılın önemli ve çok yönlü fotoğrafçılarından Cecil Beaton (1904-1980) büyüleyici portreleriyle ilk kez Türkiye’de Pera Müzesi’ndeydi.

Cecil Beaton

José Sancho’nun Yaşam Öyküsü

José Sancho’nun Yaşam Öyküsü

José Sancho Benito 18 Nisan 1935’te, Kosta Rika’nın Punteneras bölgesinde dünyaya geldi. Ailesi başkent San José’ye göçtü ve Sancho 1952 yılında buradaki Kosta Rika Lisesi’ni bitirdi. Daha sonra Kosta Rika Üniversitesi İktisadi Bilimler Okulu’nda eğitim görmeye başladı ve 1958 yılında iktisat bölümünden birincilikle mezun oldu.

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.