Padişahın Emriyle

Resimde Żmurko bir harem odasının egzotik imgesini, parlayan kumaşlar, saçılmış mücevherlerle birlikte sunuyor, burayı “padişahın emriyle” öldürülmüş bir odalığın heykeli andıran güzel bedeni için bir dekor olarak kullanıyor. Kadının dikkatle saptanmış pozu, gelenekçiliğin estetik kurallarıyla uyumlu, böylece boğularak ölümün tatsız fizyolojik detaylarının etrafından dolaşmış oluyor. Cansız –ama yine de güzel– bir bedene baktığımız gerçeği yalnızca odalığın boynuna sarılmış kırmızı iple belirtilmiş. Bu şiddetli ölümün, haremin boğucu ve karanlık bir duyusallığı olan atmosferi içindeki dramatik etkisi; yatağın çevresindeki ağır perdelerle çerçevelenmiş görsel alanla, dağınık yatakla, dağılmış eşyalarla, pahalı biblolarla, kadının bedenini biçimlendiren gölge ve ışığın derin kontrastıyla, narin pembeliği ve ince hatlarıyla daha da vurgulanıyor.

Żmurko’nun resminde öne çıkan görsel açıdan zengin manzara, irkiltici erotizm ve ölüm, dönemin hâkim zevkleriyle tam bir uyum içindeydi. Ruhsuz maddi rahatlığından sıkılmış olan zarif burjuvazi, hayali egzotik dünyaların dekoru içinde saklanmış haz ve dehşeti seviyordu. Bu sayede kibar sosyetenin kurallara boğulmuş salonlarından psikolojik olarak kurtulabiliyordu. Żmurko’nun Paris’ten döndükten kısa bir süre sonra yaptığı Padişahın Emriyle, onun en güçlü yapıtları arasındadır; dengeli bir kompozisyonu, etrafa dağılmış zengin nesnelerle, suskun, zevkli bir renk paleti ve teorik tamamlanmışlığın mükemmelliği ile dengeler.

Ewa Micke-Broniarek

Chlebowski'nin Sultanı

Chlebowski'nin Sultanı

Bu resim, Stanisław Chlebowski’nin savaş dışı bir konuyu ele alan büyük tuvallerinden biri; boyut olarak bununla karşılaştırılabilecek tek resim, bugün İstanbul Askeri Müzesi’nde bulunan Kâğıthane’de Osmanlı Hayatı’dır.

Mangala Oyunu

Mangala Oyunu

Doğu’ya özgü giysileri içindeki bu üç figür, egzotik bir manzara önünde nargile içip mangala oynarken görülüyor. 1739 tarihli kraliyet koleksiyonları envanterleri, bu grubun üyelerini sarayın haremağası Matthias ve iki odalık olarak tanımlıyor.

Kuyunun Yanında

Kuyunun Yanında

Tadeusz Ajdukiewicz Doğu’yu, 1877’de, Władysław Branicki’yle birlikte çıktığı Suriye, Mısır, Türkiye ve Kırım turunda keşfetti. Bu deneyim onda derin bir etki yarattı, yaşamının sonuna kadar da Doğulu temaları kullanmayı sürdürdü.