Big Easy Express

  • 9 Şubat 2020 / 15.00
  • 29 Şubat 2020 / 15.00

Yönetmen: Emmett Malloy
ABD, 2012, 67', BluRay, renkli, siyah-beyaz
İngilizce; Türkçe altyazılı

3 grup, 6 şehir, 1 tren ve raylarda binlerce kilometre… Big Easy Express müzikal bir yolculuğu perdeye yansıtıyor. Demiryollarının parlak günlerinin ezgilerine kulak veren üç müzik grubu 2011 yılının Nisan ayında nostaljikbir trenle Amerika turnesine çıkar. Edward Sharpe & The Magnetic Zeros, Old Crow Medicine Show ve Mumford & Sons adlı müzik grupları Oakland demiryolu depolarından trene atladıkları gibi raylar üzerinden New Orleans’a doğru bir “düşler turnesine” çıkarlar. Big Easy Express bu grupların demiryolu serüvenlerini belgeliyor: yüksek kanyonlar, neşeli kitleler, ürpertici gökyüzü manzaraları, gecenin geç saatlerinde çınlayan kahkahalar ve bitmeyen müziğiyle rayların üzerinde görkemli bir yolculuğa çıkmış bir tren…

Bir Yolculuktan Hatıralar

Kanlı Toprak

Bir Yolculuktan Hatıralar

Biletler

Bir Yolculuktan Hatıralar

American Honey

Bir Yolculuktan Hatıralar

Big Easy Express

Bir Yolculuktan Hatıralar

Yollardayım Çünkü Mecburum, Geri Geliyorum Çünkü Seni Seviyorum

Büyük K’nın serüveni

Büyük K’nın serüveni

16 Kasım 2018 tarihinde Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu, Uluslararası Birimler Sistemi’ni (SI) gözden geçirmek amacıyla 26.’sı düzenlenen Ağırlık ve Ölçüler Konferansı’nda bir araya geldi. Konferansın sonuncunda, 60 üye ülkenin oylamasıyla 7 temel ölçü biriminin 4’ünün tanımı değişti. Kütle birimi olan kilogram da bunlardan bir tanesi. Sürecin temel noktalarını açıklamadan önce kilogramı ve tarihini yakından tanıyalım.

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Yüz Yüze

Yüz Yüze

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.