Çiftçiler

  • 24 Eylül 2022 / 15.00
  • 29 Ekim 2022 / 18.00

netmenler: Marta Rodriguez, Jorge Silva
1975, 51', siyah-beyaz
İspanyolca;Türkçe altyazılı 

Çiftçiler ve yerli topluluklar toplumsal teslimiyetten örgütlenme sürecine neden ve nasıl geçiyor? Bu soru Marta Rodriguez ve Jorge Silva’yı Çiftçiler’i yapmaya, Brechtyen yeniden canlandırmalar aracılığıyla 1930’ların Kolombiya’sındaki sömürgeci kahve plantasyonlarındaki çalışma koşullarınınusta işi bir portresini çıkarmaya itti. Bu belgesel hem kendiliğinden örgütlenmeye ve isyana davet hem de yerlilerin mücadelelerinin ve toprağın öneminin berrak bir analizi.

17. İstanbul Bienali

Mezarlık

17. İstanbul Bienali

Atımı Jalebi Yemeye Götürmek

17. İstanbul Bienali

Arkadaşımın Evi Nerede?

17. İstanbul Bienali

Fotoğraflar Çekmek

17. İstanbul Bienali

Yamyam Turları

17. İstanbul Bienali

Vampir-Cuadecuc

17. İstanbul Bienali

Çiftçiler

17. İstanbul Bienali

Pasifik 3, 2, 1, Sıfır (1. Bölüm)

17. İstanbul Bienali

şimdi tam zamanı. (I+II)

17. İstanbul Bienali

{senin yemin şarkı söyleyebiliyorsa, avcı elbet gelecektir} Yaprakların Arasındaki Gölgeler Gibi

17. İstanbul Bienali

Peyzaj #4: Dünya Nasıl Geliştirilir

17. İstanbul Bienali

Panduranga’dan Mektuplar

17. İstanbul Bienali

Europium

17. İstanbul Bienali

Tellüryen Dram

17. İstanbul Bienali

Post-Militer Sinema

17. İstanbul Bienali

Varoluşunuzun Doğasına Dair Bazı Sorular

17. İstanbul Bienali

Olta var balık yok

17. İstanbul Bienali

Çamur Adam

17. İstanbul Bienali

Kutuptan Ekvador’a

17. İstanbul Bienali

Geri Dönen Ruhlar

17. İstanbul Bienali

Keşif Gezisi İçeriği

17. İstanbul Bienali

Leviathan

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.