Rebecca Horn
Gösterim ve Sanatçı Sunumu

31 Ekim 2013

Pera Film, Goethe Enstitüsü İstanbul işbirliğiyle yaratıcı ve çok yönlü Alman sanatçı Rebecca Horn’un iki filmini sunuyor. Gösterimler kapsamında sanatçı bir sunum da yapacak.

Rebecca Horn’un sanatında heykel ve filmin buluşması önemli bir yer tutuyor. Sanatçının enstalasyonları, nesneleri ve filmleri çizgisel bir mantıkla ilerlemeyen bir öykü anlatıyorlar. Bunlar, film sırasında okunan son derece duygusal temelli metinler olarak sergideki nesnelere eşlik eden birer şiirsel anlatı olarak da düşünülebilir. Horn’un kendi yaratısı olan nesneler ise film sahnelerindeki öyküleri hem yansıtarak hem yorumlayarak çifte bir işlev görüyorlar; ayrıca yepyeni sanatsal yansımalara bir kapı aralıyorlar.

17:00       Moon Mirror Journey
18:30       Rebecca Horn’un Sunumu
19:00       Buster's Bedroom

Bu programdaki gösterimler ücretsizdir.


İşbirliğiyle

31 Ekim

17:00 Moon Mirror Journey

19:00 Buster´s Bedroom

Moon Mirror Journey

Moon Mirror Journey

Buster´s Bedroom

Buster´s Bedroom

Rebecca Horn’un Sunumu

Rebecca Horn’un Sunumu

Aynalı Çıplaklar

Aynalı Çıplaklar

Türk resminde mitolojik temalara pek fazla rastlanmamakla birlikte, Aynalı Venüs gibi yaygın temaların çeşitlemeleriyle karşılaşmak mümkündür. 

Giacometti ve İnsan Figürü

Giacometti ve İnsan Figürü

Alberto Giacometti sergisinin ikinci bölümü, büyük yapıtlarla birlikte çoğunluğu 1950-1960 yılları arasında gerçekleştirilmiş, sanatçının dünya algısını geliştirdiği ve gerçeği olduğu gibi değil de gördüğü gibi yansıttığı olgunluk dönemi yapıtlarını ele alıyordu. 

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.