Sınırdaki Kadınlar
Kadın ve Göç

6 Kasım - 17 Kasım 2013

Pera Film, İstanbul Uluslararası Göç Örgütü işbirliğiyle kadın ve göç konusuna odaklanan Sınırdaki Kadınlar programını sunuyor. Seçilen filmler güçlü kadın karakterler ve onların hikayelerinden bir yelpaze oluşturuyor. Bu filmlerden bazıları, ülkeler, evler ve sürgün arasında kalmış olgun kadınları ya da ergen karakterleri inceliyor, diğerleriyse kadın kahramanın yaşadığı duygusal değişimleri ve yolculuğu keşfediyor. Programda; sert, ilginç ve zorlayıcı koşullarla karşılaşan, hayranlık uyandırıcı kadınların anlatıldığı sekiz film yer alıyor.

Bir Ayrılık filmi, günümüz İranı’nda toplumsal cinsiyet ve sınıf, gelenekler, adalet ve kadın-erkek ilişkilerinin sınırlarını alt üst eden bir çatışmaya odaklanan, güçlü ve karmaşık bir İran dramı. Etkileyici olan Okuyucu ise şunları araştırıyor: Suçluluğun doğası nedir ve insan ruhu, derin ve korkunç gerçeklerle karşı karşıya kaldığında nasıl ayakta kalabilir? Bu zorlu sorular hakkında sessiz ve büyüleyici bir biçimde düşünen bu film, bir yandan hüzünlü ve şoke edici, bir yandansa özünde çok derin bir aşk hikayesi barındırıyor. Azrail’i Beklerken aşk, yitim, pişmanlık ve bir kemanın yalnızca müziğiyle değil bizzat çalgı olarak yol açabileceği üzüntü üzerine romantik bir yaşam hikayesi. Melankoli var, yitim var, çok tatlı bir komedisi var, hatta tam kararında bir büyülü gerçekçiliği bile var. Gerçek olaylardan yola çıkan Tepelerin Ardında ise yönetmen Cristian Mungiu, aynı yetimhanede büyüyen iki kadının yeniden bir araya gelişinin ruhsal-manevi dramı aracılığıyla kadın dostluğunu büyük bir empatiyle betimlemedeki becerisini ortaya koyuyor. Peki Şimdi Nereye? bir kasabada, palavracı erkeklerinin dini bir savaş başlatmasını engellemeye çalışan kadınların hikayesini anlatıyor. Daha önceki çatışmalarda oğullarını, kocalarını ve babalarını kaybetmiş olmanın acısını yüreklerinde taşıyan kadınlar, zekice hilelerle erkeklerinin dikkatini dağıtmak üzere birleşiyorlar – sahte bir mucize sahnelemekten, Ukraynalı bir striptizci grubu tutmaya kadar her şeyi yapıyorlar. Trajik bir aşk hikayesini odağına alan Öyle Sevdim ki Seni filmi ise, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla hayatı altüst olan ve her şeye sil baştan başlayan Olga'nın öyküsünü yansıtıyor. Son olarak, programdaki iki film Institut Français işbirliğiyle sunuluyor: Eller Havaya, Milana’nın, genç bir Çeçen göçmen olarak Paris’te daha iyi bir yaşam mücadelesi verdiği günleri hatırlaması üzerine bir film; Louise Wimmer ise, acılı bir ayrılığın ve beklenmedik bir krizin ardından kendini borç batağında bulan ve evsiz kalıp arabasında uyumak zorunda kalan, dolayısıyla yaşamı alt üst olan 50 yaşındaki Louise’i konu alıyor.

Art Has Wings / Sanatın Kanatları: Uluslararası Göç Örgütü (IOM), üçüncü yılında göçmenlikle ilgisi veya göç deneyimi olan sanatçıları göç temalı bir sergi ile tekrar buluşturuyor. Bu sergi için, İstanbul’un yetenekli yabancılarının çalışmaları ile göç konusunda çalışan Türk sanatçıların eserleri bir araya gelip Arte İstanbul galerisinde bir sanat seçkisi sunuyor. Bu IOM projesi, İstanbul’da yaşayan uluslararası göçmenlerin kentin sanat dünyasına kazandırdıkları zengin kültürel çeşitliliğe ışık tutarak göçün olumlu etkisini vurgulamayı amaçlıyor. Sergiyi 11-16 Kasım 2013 tarihleri arasında Arte İstanbul, Kumbaracı Yokuşu, Tercüman Çıkmazı No: 16/1, Beyoğlu’nda gezebilirsiniz. Sergi, Sotheby’s yönetiminde hayır amaçlı müzayede ile 30 Kasım 2013 tarihinde İstanbul İsveç Başkonsolosluğu sarayında sonlanacak.

Her bir gösterim indirimli müze giriş bileti (5 TL) ile izlenebilir. Rezervasyon alınmamaktadır.



İşbirliğiyle
  logo
Desteğiyle
logo    logo

6 Kasım

18:30 Azrail’i Beklerken

7 Kasım

19:00 Louise Wimmer

8 Kasım

19:00 Okuyucu

9 Kasım

19:00 Bir Ayrılık

10 Kasım

14:00 Eller Havaya

16:00 Peki Şimdi Nereye?

18:00 Azrail’i Beklerken

12 Kasım

19:00 Peki Şimdi Nereye?

13 Kasım

19:00 Tepelerin Ardında

14 Kasım

19:00 Okuyucu

16 Kasım

12:00 Eller Havaya

14:00 Öyle Sevdim ki Seni

18:00 Tepelerin Ardında

17 Kasım

14:00 Louise Wimmer

16:00 Bir Ayrılık

Bir Ayrılık

Bir Ayrılık

Okuyucu

Okuyucu

Azrail’i Beklerken

Azrail’i Beklerken

Tepelerin Ardında

Tepelerin Ardında

Peki Şimdi Nereye?

Peki Şimdi Nereye?

Öyle Sevdim ki Seni

Öyle Sevdim ki Seni

Eller Havaya

Eller Havaya

Louise Wimmer

Louise Wimmer

Sınırdaki Kadınlar
Kadın ve Göç

Seçilen filmler güçlü kadın karakterler ve onların hikayelerinden bir yelpaze oluşturuyor. Bu filmlerden bazıları, ülkeler, evler ve sürgün arasında kalmış olgun kadınları ya da ergen karakterleri inceliyor, diğerleriyse kadın kahramanın yaşadığı duygusal değişimleri ve yolculuğu keşfediyor.

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.

Şeytanlar, Simgeler, ve Kozmos

Şeytanlar, Simgeler, ve Kozmos

Bizans’ta hastalık ve şifayı kuşatan inançlar, mitlerden, astrolojiden ve Akdeniz havzasında, Yahudiler, Mısırlılar, Mezopotamyalılar ve Yunanlılar tarafından uygulanan büyülerden çıkmıştır.

Yalnızca Bir Turizm Şehri Değil: Antalya’nın Yetiştirdiği Genç Sanatçılar

Yalnızca Bir Turizm Şehri Değil: Antalya’nın Yetiştirdiği Genç Sanatçılar

Pera Müzesi Blog, N’olmuş? işbirliğiyle hazırlanan yazı dizisi devam ediyor. Kendilerini; “Bilindik N’olmuş? sorusunu her gün yeniden soruyor, karşımıza çıkan sayısız beklenmedik cevabı sizlerle paylaşıyoruz.