Eller Havaya

  • 10 Kasım 2013 / 14.00
  • 16 Kasım 2013 / 12.00

Yönetmen: Romain Goupil
Oyuncular: Valeria Bruni Tedeschi, Linda Doudaeva, Jules Ritmanic
Fransa, 90’, 2010, renkli
Fransızca; Türkçe altyazıyla


Yazar-yönetmen Romain Goupil imzalı bu komedi-dramada b ir grup genç, kendi arkadaşlarından birini korumak için güç birliği yapıyor. Milana, Paris’e memleketim diyen on yaşında bir kız. Ancak o ve annesi, Fransa’da sürgünde yaşayan iki Çeçen göçmen, Milana da başka bir yerde yaşadığını neredeyse hatırlamıyor. Yetkililer, yakınlarda yaşayan başka bir göçmen aileyi ortaya çıkarınca Milana kendini tehlikede hissediyor. Milana’nın en iyi arkadaşlarından Blaise ise, onun sınırdışı edildiğini görmek istemiyor, o yüzden de arkadaşını evde himayesi altına alması için annesini ikna ediyor. Kısa bir süre sonra Milana’nın sınıf arkadaşları ve Blaise’in apartmanındaki diğer çocuklar da plana dahil oluyor ve Milana’yı göçmenlik polisinden koruyor. Eller Havaya, 2010 Cannes Film Festivali’nin resmi seçkisine dahil edilmişti.

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Bir Ayrılık

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Okuyucu

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Azrail’i Beklerken

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Tepelerin Ardında

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Peki Şimdi Nereye?

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Öyle Sevdim ki Seni

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Eller Havaya

Sınırdaki Kadınlar<br/> Kadın ve Göç

Louise Wimmer

Eller Havaya

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

1963 ile 1966 yılları arasında Andy Warhol, New York sanat çevresinden çeşitli kişilerin film portreleri üzerinde çalıştı. 

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”