Benimle Dans Eder Misin?

  • 26 Haziran 2019 / 19.00
  • 29 Haziran 2019 / 16.00

Yönetmen: Derek Jarman
İngiltere, 1984, 78', DVD, renkli 
Diyalogsuz

1984 yılında Derek Jarman, Londra'nın gece kulübü dünyasında geçen bir gangster filmi üzerinde çalışan arkadaşı Ron Peck (Gece Kuşları, 1978) için araştırma yapıyordu. Dijital video ile ciddi çalışmalar yapan ilk İngiliz yönetmenlerden biri olan Jarman, Benimle Dans Eder Misin? filminde ışığı ve rengi gizemli bir bulanıklıkla veren bu formatın ele aldığı konuya mükemmel bir şekilde uyduğunu fark etti. Video kayıtların görsel estetiğine ilişkin yorum yapan BFI küratörü William Fowler, filmi şu şekilde özetliyor: “Dansın daha iyi bir şekilde çekildiğini gördüğümü sanmıyorum.”

Bu program kapsamındaki Pera Film gösterim ve etkinlikleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca aksi belirtilmediği sürece tüm film gösterimlerimiz 18+ uygulamasına tabidir.

Aldırış Etme

Benimle Dans Eder Misin?

Aldırış Etme

İyi ki Doğdun, Marsha!

Aldırış Etme

High Fantasy

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

Batılı ressamların eserlerinde camiler İstanbul kentinin kimliğini yansıtan başlıca mimari unsurlar olarak karşımıza çıkar. Bazen resimde gösterilen kentin İstanbul olduğunu sadece camilere bakarak anlayabiliriz. Detaylar gerçekle uyuşmasa da, deniz ve ufukta bazen abartılı ölçülerle verilen camiler mekanın tartışmasız biçimde İstanbul olduğunu söyler bize. 

Etel Adnan

Etel Adnan

1925 yılında Beyrut’ta dünyaya gelen Etel Adnan’ı anlatmaya tüm söyleşilerinde kendinden bahsederken kullandığı ilk cümleleri alıntılayarak başlamalı: “Annem İzmirli bir Rum. Babam Şamlı bir Osmanlı kurmay subayı.”

Kadınlar tenisinin çehresini değiştiren kız kardeşler

Kadınlar tenisinin çehresini değiştiren kız kardeşler

Pera Film Altın Madalya: Sporda Kadın programı kapsamında 5Harfliler ile bir yazı dizisi sunuyor. Kendilerini; “kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesi” diye tanımlayan 5Harfliler bizim için hazırladıkları ikinci yazılarında Venus ve Serena belgeselini ele alıyor. Serinin bu ikinci yazısı Bawer Çakır’ın kaleminden!