Masumiyetin İntiharı

  • 22 Eylül 2013 / 14.00

Yönetmen: Sofia Coppola
Oyuncular: James Woods, Kathleen Turner, Kirsten Dunst
ABD, 97’, 1999, renkli
İngilizce, Türkçe altyazıyla

Film, 1970'lerin Orta Batı Amerikası’nda, manevi çöküş yaşayan bir ailenin duygusal durumunu inceler. Lisbonlar, ilk bakışta oldukça sıradan bir aile gibi görünmektedir. Baba, Michigan'da bir lisede matematik öğretmeni, anne ise dinine düşkün biri iken, çiftin, en küçük çocukları 13 yaşındaki Cecilia'dan (Hannah Hall) en büyükleri 17 yaşındaki Therese'e beş kızları vardır. Fakat, Lisbon ailesinin sıradan görünen hayatı, Cecilia ağır bir depresyona girip, intihara teşebbüs edince bir anda yerle bir olur. Aile buhrana girmiştir. Anne ve baba, psikiyatrist Dr. Hornicker'dan yardım ister. Dr. Hornicker, genç kızların akranları olan erkeklerle daha çok sosyal ilişkiye girmelerini tavsiye eder. Sofia Coppola'nın (babası Francis Ford Coppola, aynı zamanda bu filmin de prodüktörlerindendir) ilk filmi, Masumiyetin İntiharı, 1999 yılı Cannes Film Festivali'nde Yönetmenler Haftası bölümünde gösterilmişti.

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

The Master

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

Körlük

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

Tek Başına Bir Adam

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

İçinde Yaşadığım Deri

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

Babadan Oğula

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

Melankoli

Aklım Nerede?<br/>Sinemada Psikiyatri

Masumiyetin İntiharı

Masumiyetin İntiharı

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

1963 ile 1966 yılları arasında Andy Warhol, New York sanat çevresinden çeşitli kişilerin film portreleri üzerinde çalıştı. 

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”