Neyse Halim Çıksın Falim

  • 30 Ocak 2015 / 18.00
  • 31 Ocak 2015 / 13.00

Yönetmen: Zeynep Devrim Gürsel
Türkiye; 22’, 2009, renkli
Türkçe; İngilizce altyazıyla

Film, insanların kısmetiyle Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmak için yıllardır devam eden girişimlerinin hikayesini birlikte işliyor. Siyasetçiler tarafından verilen sözler ve yapılan tahminler kahve falının retoriği ve pratiği ile yan yana getiriliyor. Türkiye’deki yaygın kahve falı geleneği gündelik bir iletişim aracı. Kahve falları umutlar, korkular ve endişelerle başa çıkmanın bir yolu, aynı zamanda konuşulmamış meseleleri dolaylı bir şekilde dile getirme yöntemi. Her dilde olduğu gibi bu anlatı biçiminin de kendi kuralları ve mecazları var; öte yandan her fal bakanın kişisel üslubu ve falına bakılanın kendi durumundan izler taşıyor.

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Kahve ve Sigara

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Kahve Hakkında Bir Film

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Kahve: Gerçek ve Hayal Arasında

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Sıcak Kahve

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Doğrudan Cehenneme

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Duman

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Karanlık Sokaklar

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Sen Şarkılarını Söyle

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Neyse Halim Çıksın Falim

Kahve Bahane, Sinema Şahane!

Bir Fincan Türk Kahvesi

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu.