Ostkreuz

  • 13 Haziran 2019 / 19.00
  • 29 Haziran 2019 / 14.00

Yönetmen: Michael Klier
Oyuncular: Laura Tonke, Miroslaw Baka, Suzanne von Borsody, Stefan Cammann
Almanya, 1991, 86', DCP, renkli
Almanca; Türkçe altyazılı

Ostkreuz, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından kısa bir süre sonra, iki Almanya arasındaki, hem gerçek hem de mecazi açıdan “insansız bölgede” yaşayan 15 yaşındaki Elfie’nin öyküsünü bölümler halinde anlatıyor. Film, genç kızın ve dolaylı olarak Almanya’nın yaşadığı zorlukların altını çizmek için, neorealist bir estetikten yararlanıyor. Elfi’nin Berlin’in yeraltı dünyasındaki gezintisinin güzel olduğu kadar hüzünlü öyküsünü acı bir gerçeklikle anlatan Michael Klier, televizyon görüntülerinin çok hızlı ve değişken olduğu bir hayatı betimliyor.

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Berlin’in Varoşları

Berlin – Yuva Denilen Şehir

M

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Berlin’de Bir Yerde

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Milyonda İki

Berlin – Yuva Denilen Şehir

45 Doğumlu

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Kaygı

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Ostkreuz

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Gece Kesişen Yollar

Berlin – Yuva Denilen Şehir

Berlin Almanya’dadır

Ostkreuz

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

Modernite  Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Modernite Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.