}

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 1

  • 12 Nisan 2014 / 11:00
  • 13 Nisan 2014 / 16:00

  • Göz ve Kulak / 1944-45 / Yön. Franciszka Themerson & Stefan Themerson, 11’
  • Bir Zamanlar / 1957 / Yön. Walerian Borowczyk & Jan Lenica / 9’
  • Gençlik Bayrağı / 1957 / Yön. Walerian Borowczyk & Jan Lenica / 2’
  • Sineformlar 1957 / Yön. Andrzej Pawłowski / 7’
  • Orada Burada / 1957 / Yön. Andrzej Pawłowski / 6’
  • Uyurgezerler / 1958 / Yön. Mieczysław Waśkowski / 9’
  • Dinamik Dikdörtgen 1971 / Yön. Józef Robakowski / 2’
  • Bir Deneme / 1971 / Yön. Józef Robakowski / 5’
  • İblisler / 1980 / Yön. Kazimierz Urbański / 11’
  • Stomp / 1984 / Yön. Maciej Ćwiek / 7’
  • Muka / 2003 / Yön. Natalia Wilkoszewska / 3’
  • III / 2003 / Yön. Jakub Lech / 9’
  • 1-39-C / 2004 / Yön. Olga Wroniewicz / 6’

Toplam Süre 86’
(*) işareti ile belirlenen seanslar filmin yönetmeni, yapımcısı veya oyuncusunun katılımıyla yapılacaktır.

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 1

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 2

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 3

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Söyleşi: Polonya Canlandırma Sineması

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”