}

Roma

  • 10 Ekim 2013 / 19:00
  • 2 Kasım 2013 / 18:00
  • 9 Kasım 2013 / 16:00

Yönetmen: Federico Fellini
Oyuncular: Peter Gonzales, Fiona Florence, Britta Barnes
İtalya, Fransa 119’, 1972, renkli
İtalyanca, Almanca, İngilizce, Fransızca, Latince ve İspanyolca, Türkçe altyazıyla


Fellini’nin Roma kentine bir övgü olan 1972 yılı yapımı bu filmi tutarlı bir anlatı sunmaktan çok uzaktır, ama ünlü İtalyan başkentini öne çıkaran imgeler ve sesler seçkisi olarak büyüleyici ve son derece keyiflidir. Biçemsel olarak Satyricon’un aşırılıklarıyla Amarcord’un nostaljisi arasında mükemmel bir köprüdür, Fellini’nin Ebedi Şehir’e duyduğu gerçek aşkı gözler önüne serer. Şehirle ilgili bir film yapan (ve başında Fellini’nin bulunduğu) bir şirketin işlerini, özyaşamöyküsel geri dönüşlerle birleştiren Roma, Fellini’nin benzersiz sinema vizyonunun yarattığı, izlenimci bir ustalık gösterisidir. Filmin her anında Fellini’nin Roma’ya (ve film yapmaya) duyduğu tutku parıldar, özellikle de hiçbir diyaloğun yer almadığı, gece şehrin içinden gürültüyle geçen ve turlarını muhteşem Kolezyumda sona erdiren motosikletlerin sekansında, yani filmin doruk noktasında. Geçmişle günümüzün bu evliliğinde Roma, sinemanın ulaşabileceği en mükemmel noktadır.

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Beyaz Şeyh

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Aylaklar

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Tatlı Hayat

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Doktor Antonio’nun Baştan Çıkışı

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Ruhların Giulietta’sı

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Şeytanın Kurbanları

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Palyaçolar

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Roma

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Ginger ve Fred

Roma

Turquerie <br><br>

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.