Ginger ve Fred

  • 26 Ekim 2013 / 14.30
  • 1 Kasım 2013 / 19.00

Yönetmen: Federico Fellini
Oyuncular: Giulietta Masina, Marcello Mastroianni, Franco Fabrizi
İtalya, Fransa, Almanya 125’, 1986, renkli
İtalyanca ve İngilizce Türkçe altyazıyla


1986’da Fellini’nin, televizyonun kabalığı hakkındaki hiciv dolu yaklaşımı, nasıl demeli, Felliniesk görülebilirdi. Bugünse onun ele aldığı grotesk reklamlar ve sıkıcı yarışmalar, gerçeklerinin yanında çok solgun kalıyor. Ginger ve Fred olarak bilinen Amelia (Giulietta Masina) ve Pippo (Marcello Mastroianni), 30 yıl aradan sonra, bir varyete programı olan “Gururla Sunarız”da Rogers-Astaire ikilisine saygı niteleğinde bir dans gösterisi için yeniden bir araya gelir. Amelia artık dul bir büyükannedir. Pippo da biraz tohuma kaçmış gibidir. Travestiler, cüceler ve bir Ronald Reagan taklitçisinin bulunduğu bu gerçeküstü sirkte, eski büyüyü yakalayabilecekler midir? Ginger ve Fred’in en iyi bölümleri, Amelia ve Pippo’nun acı-tatlı birleşmesine odaklandığı anlarda ortaya çıkıyor, bunda yönetmenin en yakını iki oyuncunun payı büyük – kusursuz bir çekiciliği ve zarafeti olan Masina (Aylaklar) ile benzersiz Mastroianni (Tatlı Hayat). Ginger ve Fred, sanatçılara olduğu kadar, sinemanın kendisinin gelip geçici durumuna da bir saygı duruşu. “Biz birer hayaletiz,” diyor Pippo partnerine. “Karanlıktan çıkıp tekrar yok oluyoruz.” Pippo gibi Fellini de birkaç yanlış adım atıyor, ama Ginger ve Fred, unutulmaz tren istasyonu finaliyle oldukça dokunaklı bir film.

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Beyaz Şeyh

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Aylaklar

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Tatlı Hayat

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Doktor Antonio’nun Baştan Çıkışı

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Ruhların Giulietta’sı

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Şeytanın Kurbanları

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Palyaçolar

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Roma

Sinemanın Kazanovası<br/>Fellini

Ginger ve Fred

Ginger ve Fred

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı.