Sadece Sen

  • 10 Ekim 2015 / 14.00
  • 16 Ekim 2015 / 19.00

Yönetmen: Song Il-gon
Oyuncular: So Ji-Sub, Han Hyo-joo
Güney Kore, 2011, 105’, renkli
Korece; Türkçe altyazıyla 

Film, eski boksör Chul-min ve tele pazarlamacı Jung-hwa arasında geçen ölümcül bir aşk hikayesi. Adam kalbini dünyaya kapamıştır, kadın ise görme yetisini yavaş yavaş kaybetmesine rağmen hayat sevincini korur. Sessiz stil olarak adlandırılan uzun ve tek planlı çekimleri bir kenara bırakıp can ve ruha hitap eden bu film, Song Il-gon’un bir auteur yönetmenden popüler bir yönetmene dönüşümünün ilanı olarak kabul edilebilir. Song’un “Çiçek Adası” (Flower Island) ve “Sihirbazlar” ("The Magicians") adlı filmlerinden büyülenenler bir nebze hayal kırıklığına uğrayabilirler. Beylik isminden anlaşılacağı üzere film eski klişelerle dolu. Bu klişelerine rağmen onu olağanüstü kılan şey ise yönetmenin karakteristik olan alışılmadık üslubu ile ayrıntılardaki dramatik değişimler. Film, kelime ve eylemi aşırıya kaçmadan kullanarak zirveye doğru küçük adımlar atıyor. Yönetmen filmin kalitesini dikkat çekici görseller ve duygulara hitap eden ve yüzeysellikten uzak bir ses tasarımıyla artırıyor. Sonuçta, bu film, büyük çoğunluğu alışılagelmiş melodramlardan ayrılıyor ve ‘alışılagelmedik bir alışagelmiş’ dram olarak başarılı bir şekilde kendini gösteriyor. So Ji-sub ve Han Hyo-joo rollerini mükemmel şekilde dolduruyorlar. Sektörde ‘So-joo çifti’ olarak kullanılagelen ifade abartı içermiyor.

Kore Film Günleri

Yüz Okuyucu

Kore Film Günleri

Sadece Sen

Kore Film Günleri

Hayatımızın En Güzel Anı

Kore Film Günleri

Dongmakgol’a Hoş Geldiniz

Kore Film Günleri

Bir Köpeği Kaçırmanın Mükemmel Yolu

Sadece Sen

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun!

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun!

Sanatçı Benoît Hamet, bu yıl 10. yaşını kutlayan Pera Müzesi’nin koleksiyonlarından öne çıkan eserleri yeniden yorumluyor. Hamet, hem gerçek hem kurgusal “tarihi” olaylara mizahi bir bakış sunuyor.

 

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.