Sonsuzluk ve Bir Gün

  • 28 Haziran 2018 / 19.00
  • 28 Temmuz 2018 / 15.00
  • 28 Temmuz 2018 / 16.00

Yönetmen: Theo Angelopoulos
Oyuncular: Bruno Ganz, Isabelle Renauld, Fabrizio Bentivoglio, Achileas Skevis
Yunanistan, 1998, 132', renkli, Yunanca; Türkçe altyazılı
 
Büyük yazar Aleksandros (Bruno Ganz), hayatı boyunca yaşadığı deniz kıyısındaki evi terk etmeye karar verir. Aleksandros, karısı Anna'nın (Isabelle Renauld) 30 yıl önceki bir yaz gününden bahsettiği bir mektubu bulduktan sonra, geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği garip bir yolculuğa çıkar. Romanları için hayali kelimelerin peşinden koşarken, hayatın mutlu anlarını gözden kaçırdığını fark eder. O anları bir gün için -sonsuzluk için- geri getirmek ister. Bruno Ganz'ın etkileyici oyunculuğundan da güç alan Sonsuzluk ve Bir Gün, Theo Angelopoulos'un büyük bir ustalıkla yarattığı aydınlık bir filmdir. Film, 1998 Cannes Film Festivali'nde, Martin Scorsese'nin başkanlığındaki jüri tarafından oybirliğiyle Altın Palmiye'ye layık görülmüştür.

Kumsalda

Bay Hulot'nun Tatili

Kumsalda

Ne Sihirdir Ne Keramet

Kumsalda

Günaydın Hüzün

Kumsalda

Macera

Kumsalda

Venedik'te Ölüm

Kumsalda

Pauline Plajda

Kumsalda

Yaz Hikâyesi

Kumsalda

Sonsuzluk ve Bir Gün

Kumsalda

Lucía

Kumsalda

Kinetta

Kumsalda

Agnès'in Plajları

Kumsalda

Elly Hakkında

Kumsalda

Cennet: Aşk

Kumsalda

Mavi Dalga

Kumsalda

Bu Sahilde

Sonsuzluk ve Bir Gün

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.