Yarasa

  • 1 Şubat 2014 / 18.00
  • 2 Şubat 2014 / 14.00

Yönetmen: Ayaz Salayev
Oyuncular: Mariya Lipkina, Rasim Balayev, Tolib Khamidov
Azerbaycan; 78’, 1995, renkli
Azerice; Türkçe altyazıyla

Ajas Salajev’in yönettiği ve sinemanın 100. yılına adanmış bu farklı ve şaşırtıcı film, klasik aşk üçgenini ele alıyor ve Batı edebiyatı, müziği ve sinemasıyla ilgili göndermelerle dolu. 1920’lerde tozlu bir şehirde (muhtemelen Azerbaycan’ın başkenti Bakü) geçen film; genç bir aktrisin, yaşlı ve bilge kocasının ve serseri aşığının romantik hikayesini anlatıyor. Aktrisin kocası sanat uzmanı ve “Fantezi Dünyası” dersi veriyor. Olayların çoğu bir sinemada geçiyor, filmin başında ise sessiz film klasikleri (Golem, Dr. Caligari’nin Muayenehanesi) piyano eşliğinde gösteriliyor, Turan adlı aktris ve kocası da büyük bir dikkatle izliyor. Alışılmadık ve hatta zaman zaman tedirgin edici bir film olan Yarasa’da ayrıntılara büyük özen gösterilmiş. Yönetmen Salajev aynı sokakların görüntülerini günün ve yılın değişik zamanlarında çekiyor ama hep aynı açıyı kullanıyor.

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Arşın Mal Alan

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Yarasa

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Buta

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Kale

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Kutsal Hayvan

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

40. Kapı

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Çövkan

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Çölcü

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.