Yarasa

  • 1 Şubat 2014 / 18:00
  • 2 Şubat 2014 / 14:00

Yönetmen: Ayaz Salayev
Oyuncular: Mariya Lipkina, Rasim Balayev, Tolib Khamidov
Azerbaycan; 78’, 1995, renkli
Azerice; Türkçe altyazıyla

Ajas Salajev’in yönettiği ve sinemanın 100. yılına adanmış bu farklı ve şaşırtıcı film, klasik aşk üçgenini ele alıyor ve Batı edebiyatı, müziği ve sinemasıyla ilgili göndermelerle dolu. 1920’lerde tozlu bir şehirde (muhtemelen Azerbaycan’ın başkenti Bakü) geçen film; genç bir aktrisin, yaşlı ve bilge kocasının ve serseri aşığının romantik hikayesini anlatıyor. Aktrisin kocası sanat uzmanı ve “Fantezi Dünyası” dersi veriyor. Olayların çoğu bir sinemada geçiyor, filmin başında ise sessiz film klasikleri (Golem, Dr. Caligari’nin Muayenehanesi) piyano eşliğinde gösteriliyor, Turan adlı aktris ve kocası da büyük bir dikkatle izliyor. Alışılmadık ve hatta zaman zaman tedirgin edici bir film olan Yarasa’da ayrıntılara büyük özen gösterilmiş. Yönetmen Salajev aynı sokakların görüntülerini günün ve yılın değişik zamanlarında çekiyor ama hep aynı açıyı kullanıyor.

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Arşın Mal Alan

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Yarasa

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Buta

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Kale

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Kutsal Hayvan

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

40. Kapı

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Çövkan

“Bu Kino Çox Gözal” <br/>Azerbaycan Sineması

Çölcü

Kimliğin Parçaları

Kimliğin Parçaları

1972 yılında Bosna-Hersek’teki ilk Güzel Sanatlar Akademisi olarak kurulan Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi kuruluşundan bu yana Saraybosna çağdaş sanatının en önemli temsilcilerinden biri oldu. 

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Ay Havuzu

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Ay Havuzu

Pera Müzesi Blog, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) işbirliğiyle, “Gece Yarısı Korku Hikâyeleri” isimli yeni ve tüyler ürpertici bir hikâye dizisi sunuyor.

Kozbekçi Mustafa Ağa

Kozbekçi Mustafa Ağa

1709’da Rus Çarı Petro’ya yenildikten sonra Osmanlı’ya sığınan Demirbaş Şarl (XII. Karl) 5 yıl boyunca maiyetiyle birlikte Bender’de kalmış, tüm masrafları Osmanlı tarafından karşılanmış, kendisine maaş bağlanmış ve borç para verilmiştir.