Cinemania
36. İstanbul Film Festivali

7 - 12 Nisan 2017

Pera Film, 36. İstanbul Film Festivali kapsamında Ulusal Kısa Film Yarışması, iyi bir komşu, Vincent Dieutre: Yalnızlık Alıştırmaları bölümlerinin yanı sıra çeşitli film gösterimi ve etkinliklerine ev sahipliği yapıyor!

Festival’in Cinemani bölümü sinema aşkından, “sinefil olmaktan”, “sinema tutkusundan” yola çıkıyor; sinema dünyasının en iyileri, yıldızları, yol gösterenleri, köşe taşları, anıtları burada buluşuyor… Bu seçkide başyapıtlar; kayıp, kült veya yeniden gündeme gelmiş klasiklerin restore edilmiş sinema kopyaları; sinema hakkında çekilmiş, sinemacıları veya film sanatını gündeme taşıyan sürprizler yer alıyor. Pera Film seçkisinde üç uzun metrajlı ve bir kısa metrajlı film yer alıyor.

36. İstanbul Film Festivali kapsamındaki gösterimlerin biletleri 25 Mart Cumartesi günü saat 10.30’dan itibaren festivalin satış kanalları üzerinden gerçekleşecektir. Pera Müzesi’ndeki tüm gösterimler 8 TL’dir. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

7 Nisan

13.30 Son Kuşlar

16.00 Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

Beni Eve Götür

9 Nisan

19.00 O da Beni Seviyor

12 Nisan

19.00 Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

Beni Eve Götür

Son Kuşlar

Son Kuşlar

O da Beni Seviyor

O da Beni Seviyor

Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

Beni Eve Götür

Beni Eve Götür

Cinemania
36. İstanbul Film Festivali

Festivalin Cinemania bölümü sinema aşkından, “sinefil olmaktan”, “sinema tutkusundan” yola çıkıyor; sinema dünyasının en iyileri, yıldızları, yol gösterenleri, köşe taşları, anıtları burada buluşuyor…

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

Modernite  Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Modernite Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.