}

Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

  • 7 Nisan 2017 / 16:00
  • 12 Nisan 2017 / 19:00

Yönetmen: Seifollah Samadian
Katılanlar: Abbas Kiarostami, Juliette Binoche, Massoud Kimiai, Jafar Panahi, Ali Reza Raiesian, Tahereh Ladanian, Hamideh Razavi
İran, 2016, 76’, renkli 
Farsça; Türkçe ve İngilizce altyazılı 

İranlı sinemacı Abbas Kiarostami’nin bu âlemde yaşadığı 76 yıl ve 15 günü simgeleyen film, bildik belgesellere benzemiyor. Birlikte çalıştığı kadim dostu, ressam ve fotoğraf sanatçısı Seyfullah Samadian, söyleşiler ve parlak cümleler yerine 25 yıllık süreçte kaydettiği özel anları incelikle seçmiş; yorumsuz, bizimle paylaşıyor. Araba camının buğusunu silerken “Her yolun sonunda ölüm yok mu” cümlesini, “Karlı bir sabah, şapkasız ve paltosuz yola çıktım, bir çocuk gibi mutluydum” dizelerini hevesle okuduğu, Zeytin Ağaçları Altında’nın çekildiği mekânı ziyaretinde kaydedilen benzersiz anları, üstadı çok mutlu edecek yalın bir şiirsellikle kurguluyor.

Bu filmden önce Kiarostami’nin Beni Eve Götür adlı kısa filmi gösterilecektir.

Cinemania<br>36. İstanbul Film Festivali

Son Kuşlar

Cinemania<br>36. İstanbul Film Festivali

O da Beni Seviyor

Cinemania<br>36. İstanbul Film Festivali

Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

Cinemania<br>36. İstanbul Film Festivali

Beni Eve Götür

Şarkını Yaz, Kaydet ve Dinle! “The Komodo Ejderha”

Şarkını Yaz, Kaydet ve Dinle! “The Komodo Ejderha”

Pera Öğrenme’nin Bu Bir Aşk Şarkısı Değil: Video Sanatı ve Pop Müzik İlişkisi sergisi kapsamında ve müzik terapisti Danny Lundmark eğitmenliğinde gerçekleştirilen, 7-14 yaş grubuna yönelik “Şarkını Yaz, Kaydet ve Dinle!” atölyesinde çocuklar kendi şarkılarını bestelediler!

Saraybosna Günlükleri

Saraybosna Günlükleri

Mersad Berber: Bir Bosna Alegorisi sergimiz, Bosna-Hersek sanatının 20. yüzyılın ikinci yarısındaki en önemli temsilcilerinden Mersad Berber’in sanatına odaklanıyor.

Modernite  Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Modernite Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.