Beden ve Ruh

  • 17 Aralık 2017 / 18.00
  • 22 Aralık 2017 / 21.00

Yönetmen: Ildikó Enyedi
Oyuncular: Géza Morcsányi, Alexandra Borbély, Zoltán Schneider, Ervin Nagy
Macaristan 2017, 116', renkli 
Macarca; Türkçe altyazılı
 
 
Berlin Film Festivali’nde büyük ödül Altın Ayı’yı kazanan Beden ve Ruh, büyülü gerçeklik esintileri taşıyan, içinizi ısıtacak bir aşk hikâyesi anlatıyor. Usta Macar yönetmen Ildikó Enyedi’nin 18 yıl aradan sonra çektiği ilk filmi Budapeşte’de bir mezbahada geçiyor. Öğlen yemeklerini bile ciddiyetini bozmadan tek başına yiyen asosyal Maria, kendi gibi sessiz ve içine kapanık müdürü Endre ile yakınlaşıyor. Tesadüfen, geceleri aynı rüyaları gördüklerini fark ettiklerinde önce bu durumdan sıkılıp korkuyorlar, ama sonrasında rüyalarında olduğu gibi gerçek hayatta da yan yana durmaya çalışıyorlar.
 

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Papatyalar

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

‘Özgür’ Sinemadan Kaçış

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Bahçe

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Zevk Komplocuları

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Hayattan Sonra

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Serbest Düşüş

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Keçi

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Beş Ekim

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Ben, Olga Hepnarová

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Birliktelik

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Küçük Liman

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Beden ve Ruh

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Işın

Beden ve Ruh

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu.