Hafıza Yüzeyleri ve Zihinsel Dualar

Yönetmen: Bill Viola
ABD, 1977, 29', HDD, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı 

Hafıza Yüzeyleri ve Zihinsel Dualar, deneyimin algısal ve bilişsel yapılarını aşma arzusuna hitap eden çalışmaların bir toplamı olma niteliği taşıyor. Viola, Yaşam Çarkı’nı gerçekliğin paralel doğası, yani “uzayda birbirinden ayrı noktalarda gerçekleşen eşzamanlı olaylar" kavramıyla ilgili olarak tanımlıyor. Kadir Gecesinden Sonraki Sabah, Kur'an-ı Kerim’de geçen, meleklerin Allah’ın kelamını müritlere aktarmak için cennetten inmesi olayını konu alıyor. Simüle edilmiş bir yakınlaştırma efekti yaratmak üzere önceden belirlenmiş bir yol boyunca hareket eden bir kamera kullanılan Tatlı Işık, bir güvenin fototropik görme yetisine odaklanarak ışığın baştan çıkarıcı etkisini vurguluyor.

Kayıp Sayfalar Anıtı

Ev Karadır

Kayıp Sayfalar Anıtı

Hafıza Yüzeyleri ve Zihinsel Dualar

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Sahte Yollar

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - American Hunger

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Binlercesi Gitti

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Kindah

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Akışkan Sınırlar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”