Yönetmen: Cem Hakverdi
Türkiye, 2019, 60’, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı

Sokak köpeklerini çevremizde görmeye alışkınız. Yaşam koşulları hakkındaki düşüncelerimiz etrafımızda gördüklerimizle sınırlı. Oysa Türkiye’de yüz binlerce sokak köpeği yerleşim merkezlerinden uzakta, çok zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu köpeklerin çok azı hayatta kalabiliyor; o da hayvanseverlerin olağanüstü çabası sayesinde. Ne acıdır ki bu köpeklerin hepsinin bugünü ve yarını insana bağlı. İnsan ne isterse, insan ne söylerse, insan ne yaparsa onlar için o olacak.

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Yaz Kış Demeden

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Tanrı Göçmen Çocukları Sever Mi Anne?

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Kâzım

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Köpek Filmi

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Şehitler

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Baştan Başa

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Vargit Zamanı

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Gulyabani

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Bulutlar

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Meleklerin Koruyucusu

38. İstanbul Film Festivali<br>Ulusal Belgesel Yarışması

Aether

Bölgenin Hafızası

Bölgenin Hafızası

Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.