}

Yönetmen: Nick Finegan, Ceci Golding
İngiltere, 2016, 10'
 

Etkisi dalgalar halinde yayılan trans yüzme kulübü hakkında bir film.

 “Bu dünyada trans olmanın anlamı genelde bedenler üzerinden yürüyen bir tartışmadır; trans bedenler ya düzeltilecek bir sorundur ya da saklanacak bir sır. Trans beden soyutlanmış ve içinde var olduğu topluma tamamen yabancılaştırılmıştır. İncelenmek üzere ayrılmıştır. Cecilia Golding ile Nick Finegan’ın yeni filmi Yüzme Kulübü Londra’da bulunan TAGS’ı (Trans ve Toplumsal Cinsiyete Uygun Olmayan Yüzücüler Grubu) konu alıyor; filmde kulübün trans yüzücülerinden biri trans bireylerin bedenlerinin incelenmesini ve anlamların hızla bir zulüm diline dönüşmesini anlatıyor: “bizim doğaya aykırı olduğumuzu, sapkın olduğumuzu, hakiki insan olmadığımızı söylüyorlar”. Shon Faye, Dazed Digital, 3.08.2017

Pera Film’de Onur Haftası<br> Online Kısa Film Seçkisi

Kalp Atışımda

Pera Film’de Onur Haftası<br> Online Kısa Film Seçkisi

Beyaz Atlı Prens Boşuna Gelme

Pera Film’de Onur Haftası<br> Online Kısa Film Seçkisi

Yüzme Kulübü

Pera Film’de Onur Haftası<br> Online Kısa Film Seçkisi

Hâlâ Yanıyor

Pera Film’de Onur Haftası<br> Online Kısa Film Seçkisi

Pembe Oğlan

Pera Film’de Onur Haftası<br> Online Kısa Film Seçkisi

Ben Kızlardan Hoşlanıyorum!

Kuyunun Yanında

Kuyunun Yanında

Tadeusz Ajdukiewicz Doğu’yu, 1877’de, Władysław Branicki’yle birlikte çıktığı Suriye, Mısır, Türkiye ve Kırım turunda keşfetti. Bu deneyim onda derin bir etki yarattı, yaşamının sonuna kadar da Doğulu temaları kullanmayı sürdürdü. 

Louis Isadore Kahn (1901-1974)

Louis Isadore Kahn (1901-1974)

Louis I. Kahn, 1901 yılında, tüm yaşamını geçireceği, çalışacağı, âşık olacağı ve yaşama veda edeceği Philadelphia’dan uzakta, Rusya’nın Pärnu kentinde Yahudi bir aileye doğar. Beş yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika’ya göç ederler.

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni, 1990’larda, kimlik inşası meselesine odaklanmaya başladı. Yala ve Sabunla isimli yapıtını, klasik heykel geleneğine uygun olarak, doğrudan kendi bedeninden aldığı kalıptan yola çıkarak yaptı. Bu büstleri sıra dışı kılan ise, sabun ve çikolata gibi tüketim maddelerinden yapılmış olmaları.