Kristal Berraklığı

22 Aralık 2020 - 7 Mart 2021

Neredeyse kusursuz saydamlıktan tam matlığa kadar farklı özellikler taşıyan kristaller sanattan büyüye, teknolojiden şifacılığa pek çok alanda kullanılır. Bilim insanları, canlı olmasalar da kristallerin genellikle “büyüdüklerini” tarif etmiştir. Yaşayan pek çok organizma, kristal üretebilir. Eski kültürlerde kristaller ve mineraller duyuları olan varlıklar gibi görülmüş, canlı ve canlı olmayan, organik ve inorganik madde arasındaki geçirgen sınırlar için mükemmel bir metafor olmuştur. Kristalleri ve canlı maddelerini çıkış noktası olarak alan Kristal Berraklığı başlıklı sergi, sembolik kullanımların ötesine geçiyor. Sanatsal, küratöryel ve kurumsal çalışmaların üretim, sergileme ve geri dönüşüm süreçlerindeki çok çeşitli ilişkilerle sınırlı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor.

Kristal Berraklığı, katılan tüm sanatçılarla iş birliği içinde sürdürülebilir küratöryel pratikler ve ekoloji üzerine düşünmenin ötesinde sergi sürecinde karbon ayak izini azaltmaya yönelik ilkeleri harekete geçiren metot ve araçlar kullanıyor: Yapıtların yerel ve iş birliğine dayalı üretimi, yaratıcı geri dönüşüm stratejileri ve tüm katılımcıların son derece az seyahat etmesi gibi.

Covid-19 pandemisinden önce tasarlanan proje, halihazırda sergi üretimi stratejik değişim modelleri geliştiriyordu. Kristallerin mükemmel olmayan, bozulmuş şeffaflıkları ve toprağın matlığı ile ilgilenen serginin, Covid öncesi dönemi iki kitaptan fikirlerle eleştirel olarak kesişti: Bruno Latour’un “Down to Earth” ve Byung-Chul Han’ın “Şeffaflık Toplumu”. Bugün herkes her şey hakkında bilgi edinebilir. Her şey—ve herkes—şeffaf, örtüsüz ve ifşa edilmiş durumdadır. Ne var ki şeffaflığın karanlık bir tarafı da vardır ve biz farkına bile varmadan matlığa dönüşebilir.

Fakat pandemi başta sorduğumuz pek çok soruyu değiştirdi ve dönüştürdü, bu da büyük ölçekte kamusal tartışmalara, yeni perspektiflere ve bakış açılarına yansıdı. Bugünün Covid şartlarında Kristal Berraklığı, kristallerin ışığında sanatçılara bu kavramlarla ve çevremizin bugünkü diğer değişimleriyle ilişkilenme imkânı tanıyor.

Elena Sorokina küratörlüğünde düzenlenen sergi, Sammy Baloji, Minia Biabiany, Katinka Bock, Bianca Bondi, Gaelle Choisne, Kıymet Daştan, Elmas Deniz, Sinem Dişli, Gluklya (Natalia Pershina-Yakimanskaya), Deniz Gül, Ilana Halperin, Gülsün Karamustafa, Yazan Khalili, Paul Maheke, Şener Özmen, İz Öztat, Hale Tenger, Güneş Terkol, Berkay Tuncay ve Adrien Vescovi’nin eserlerine yer veriyor.

Eser Künyeleri:

Kıymet Daştan 
Unutma(ma)ktan Korkuyorum, 2019

Güneş Terkol 
Mesafe Sözlüğü, 2020

Yazan Khalili
Medusa, 2020

İz Öztat
Söz Konusu Koşullarda Şaşkın İnceleme, 2020

Sammy Baloji
Maden alanı kazısı detayı #2, 2011

Kristal Berraklığı

Kristal Berraklığı

Neredeyse kusursuz saydamlıktan tam matlığa kadar farklı özelliklere sahip olabilen kristaller bilimden büyüye, teknolojiden şifacılığa pek çok alanda kullanılır. Bilim insanları, canlı olmasalar da kristallerin genellikle “büyüdüklerini” tarif eder. Yaşayan pek çok organizma kristal üretebilir. 

Kristal Berraklığı
Sanatçılarla Atölyeler

Pera Müzesi Öğrenme Programları, 15 Ocak – 25 Şubat 2021 tarihleri arasında Kristal Berraklığı adlı sergiye paralel olarak genç ve yetişkinlere yönelik çevrimiçi sanatçı atölyeleri düzenliyor.

Öğretmenler ve Okul Gruplarına Atölyeler

Pera Müzesi Öğrenme Programları, 5 Ocak - 5 Mart 2021 tarihleri arasında Kristal Berraklığı adlı sergiye paralel olarak öğretmenler ve okul gruplarına yönelik birbirinden renkli çevrimiçi atölyeler ve turlar düzenliyor.

Yarıyıl Tatili Atölyeleri

Pera Öğrenme, 26 Ocak - 13 Şubat 2021 tarihleri arasında, Yarıyıl Tatili Öğrenme Programları kapsamında 4-12 yaş gruplarına yönelik Zoom Meeting uygulaması üzerinden gerçekleşecek etkinliklerde, rehber eşliğinde yapılan 3 boyutlu çevrimiçi sergi turundan sonra, sergiye yönelik çeşitli atölyeler düzenliyor.

Kozbekçi Mustafa Ağa

Kozbekçi Mustafa Ağa

1709’da Rus Çarı Petro’ya yenildikten sonra Osmanlı’ya sığınan Demirbaş Şarl (XII. Karl) 5 yıl boyunca maiyetiyle birlikte Bender’de kalmış, tüm masrafları Osmanlı tarafından karşılanmış, kendisine maaş bağlanmış ve borç para verilmiştir.

Stefan Hablützel Bana Bak!

Stefan Hablützel Bana Bak!

Bana Bak! “la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergimizle ilgili paylaşımlarımıza devam ediyoruz. Yazımız serginin “Kimliğe İlişkin Uzlaşımlar” başlıklı bölümünde yer alan sanatçı Stefan Hablützel ve eseri “1962 – 1929” hakkında.

Gece Yarısı Hikâyeleri: COGITO

Gece Yarısı Hikâyeleri: COGITO

Pera Müzesi Blog’un Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABISAD) işbirliğiyle sunduğu “Gece Yarısı Hikâyeleri”, bu kez de “Tekno-Distopya” serisiyle devam ediyor! FABİSAD üyesi yazarların Pera Müzesi’nin Katherine Behar: Veri Girişi sergisindeki eserlerden ilhamla yazdıkları hikâyeler sergi boyunca yayınlanacak!