Hayat Çok Güzel

  • 13 Aralık 2014 / 16.00
  • 21 Aralık 2014 / 18.00

Yönetmen: Maciej Pieprzyca
Oyuncular
: Dawid Ogrodnik, Dorota Kolak, Arkadiusz Jakubik
Polonya
; 112’, 2013, renkli
Lehçe; Türkçe altyazıyla

Hayat Güzel gerçek bir hikayeden yola çıkıyor. Film, çocukluğunun ilk yıllarında zeka geriliği teşhisi konulan ve dış dünyayla bağlantı kurmadan büyüyen serebral palsi hastası Mateusz’un hikayesine odaklanıyor. Yirmi beş yıl sonra Mateusz’un gayet normal ve akıllı bir insan olduğu ortaya çıkar. bu yapım, pek çok kişiye engellilik meselelerine yönelik oldukça eski kafalı bir yaklaşım içinde gibi görünebilecek olsa da, daha şimdiden oldukça etkileyicidir. Üstelik, Polonya açısından çığır açıcı nitelikte ve hatta ana akım Polonya sineması düşünüldüğünde cesur bile sayılabilecek bir yapımdır. Fiziksel ve zihinsel engellilere yönelik tutum, filmin de bizi bilgilendirdiği üzere, seksenler, doksanlar ve 2000’li yılların başında çok daha bilinçsizdi. Bu dönemler çocukluğunu Kamil Tcakz’in oynadığı, yetişkinlik halini ise Dawid Ogrodnik’in canlandırdığı Mateusz’un büyüdüğü zamanlara denk geliyor.

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Sen Tanrısın

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

İntihar Odası

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Kedilerin Rahibe Teresa’sı

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Yüzen Gökdelenler

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Hayat Çok Güzel

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

İz Bırakan

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Küçük Oyunlar

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Hayattan 33 Sahne

Hayat Çok Güzel

Kendine Ait Bir Saha

Kendine Ait Bir Saha

Pera Film Altın Madalya: Sporda Kadın programı kapsamında 5Harfliler ile bir yazı dizisi sunuyor. Kendilerini; “kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesi” diye tanımlayan 5Harfliler bizim için hazırladıkları ilk yazılarında Yeni Nesil Kraliçeler: Bir Zanzibar Futbol Öyküsü belgeselini ele alıyor. Serinin bu ilk yazısı Denzi Deng’in kaleminden!

Etel Adnan

Etel Adnan

1925 yılında Beyrut’ta dünyaya gelen Etel Adnan’ı anlatmaya tüm söyleşilerinde kendinden bahsederken kullandığı ilk cümleleri alıntılayarak başlamalı: “Annem İzmirli bir Rum. Babam Şamlı bir Osmanlı kurmay subayı.”

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

Batılı ressamların eserlerinde camiler İstanbul kentinin kimliğini yansıtan başlıca mimari unsurlar olarak karşımıza çıkar. Bazen resimde gösterilen kentin İstanbul olduğunu sadece camilere bakarak anlayabiliriz. Detaylar gerçekle uyuşmasa da, deniz ve ufukta bazen abartılı ölçülerle verilen camiler mekanın tartışmasız biçimde İstanbul olduğunu söyler bize.