İngiltere'nin Sonu

  • 14 Nisan 2018 / 13.30
  • 17 Nisan 2018 / 11.00

Yönetmen: Derek Jarman
Oyuncular: Spencer Leigh, Gerrard McArthur, Tilda Swinton, Nigel Terry, Richard Heslop
İngiltere, 1988, 91’, renkli, İngilizce; Türkçe altyazılı
 
Gerçeküstü ve şairane yapısıyla İngiltere’nin Sonu, Yeni Kuir Sinemanın ve 1970-1990 yıllarında İngiltere’nin en radikal, en yenilikçi, en yaratıcı sinemacılarından Derek Jarman’ın belki de en sert filmlerinden. Kişisel anılarından yola çıkarak 1980’lerde İngiltere’nin kültürel ve geleneksel çöküşüne ve Thatcherizmin getirdiği yıkıma dair bir eleştiri getiren Jarman, super-8 filmlerden bir kolaj kotararak punk estetiğinin en yetkin örneklerinden birini sunuyor. Deneyselliğin sınırındaki İngiltere’nin Sonu, kuralsızlığın hüküm sürdüğü Londra sokaklarından kargaşa görüntüleriyle modern dansı bir potada eritiyor. Tilda Swinton, bu erken dönem filmindeki performansıyla izleyiciyi adeta hipnotize ediyor.
 

Kategori: Mimari Ütopyalar – Sinematik Distopyalar

 

37. İstanbul Film Festivali

Bitmeyen Yolculuk

37. İstanbul Film Festivali

Muazzez Mucizesi 104 Yaşında

37. İstanbul Film Festivali

Yaşar Kemal Efsanesi

37. İstanbul Film Festivali

İngiltere'nin Sonu

37. İstanbul Film Festivali

Kuyu

37. İstanbul Film Festivali

Ex Libris: New York Halk Kütüphanesi

37. İstanbul Film Festivali

Eric Clapton: Perdelerin Ardında Yaşam

37. İstanbul Film Festivali

San San Üçlemesi

37. İstanbul Film Festivali

Bayan Fang

37. İstanbul Film Festivali

İki Kaçak

37. İstanbul Film Festivali

Sevda ve Kurşunlar

İngiltere'nin Sonu

Tanışmadık Ama O Bizi Biliyor: “Büyük Veri”

Tanışmadık Ama O Bizi Biliyor: “Büyük Veri”

Pera Müzesi Blog, N’olmuş? işbirliğiyle hazırlanan yazı dizisi devam ediyor. Kendilerini; “Bilindik N’olmuş? sorusunu her gün yeniden soruyor, karşımıza çıkan sayısız beklenmedik cevabı sizlerle paylaşıyoruz. 

Buram Buram Kahve Kokan 17 Instagram Hesabı

Buram Buram Kahve Kokan 17 Instagram Hesabı

Kahve o kadar uzun zamandır bizimle ki, onsuz bir sosyal yaşamı düşünmek güç. Hatta sanki onunla hiç tanışmasaydık da “Bu hayatta bir şey eksik ama adını koyamıyorum.” gibi bir hisse kapılırdık. Şakası bir yana, sizce nasıl oldu da kahve insanlık tarihinin farklı dönemlerinde hep kendine has bir yer edinmeyi ve gündelik yaşamımızda bu denli kök salmayı başardı?

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor!