Muazzez Mucizesi 104 Yaşında

  • 13 Nisan 2018 / 13.30

Yönetmen: Nurdan Arca
Türkiye, 2018, 45’, renkli, siyah-beyaz, Türkçe; İngilizce altyazılı
 

Muazzez İlmiye Çığ, bilim insanı, Cumhuriyet Çınarı 104 yaşında... Birinci Dünya Savaşı başlarken dünyaya gelmiş. Çetin hayat hikâyesi ülkemizin 20. yüzyılda varoluşuna da tanıklık ediyor. Muazzez İlmiye Çığ, Cumhuriyet’in kurucu kuşağından bize emanet asırlık ulu bir çınar... Önce öğretmen oldu. Sonra, Ankara’da yeni kurulan Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne giren ilk kız öğrencilerden oldu. Üniversiteyi Sümerolog olarak bitirdi. Ömrü boyunca insanlığa yazıyı ve tarihi veren Sümerler üzerine çalıştı. Hâlâ konuşmalar yapıyor, durmuyor. Yaşama sevinci, azmi ve çalışkanlığıyla bütün zorlukların üstesinden geldi. Dopdolu hayatı ve derya gibi ilim irfanıyla dimdik durdu. Bu belgesel, hayatıyla mucize yaratan Muazzez İlmiye Çığ’ın dirayetini bugünkü gençlerimize iletmek için yapıldı.

Kategori: Özel Gösterimler

37. İstanbul Film Festivali

Bitmeyen Yolculuk

37. İstanbul Film Festivali

Muazzez Mucizesi 104 Yaşında

37. İstanbul Film Festivali

Yaşar Kemal Efsanesi

37. İstanbul Film Festivali

İngiltere'nin Sonu

37. İstanbul Film Festivali

Kuyu

37. İstanbul Film Festivali

Ex Libris: New York Halk Kütüphanesi

37. İstanbul Film Festivali

Eric Clapton: Perdelerin Ardında Yaşam

37. İstanbul Film Festivali

San San Üçlemesi

37. İstanbul Film Festivali

Bayan Fang

37. İstanbul Film Festivali

İki Kaçak

37. İstanbul Film Festivali

Sevda ve Kurşunlar

“Bedenim benim heykelimdir”  <br> Louise Bourgeois

“Bedenim benim heykelimdir”
Louise Bourgeois

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Bir Hançer Tarihi

Bir Hançer Tarihi

Manzaralar, baskılar ve illüstrasyonlar yapan Henryk Weyssenhoff, yaratıcı enerjisinin büyük bölümünü Belarus’un, Litvanya’nın ve Samogitya’nın gerçekçi manzaralarını yapmaya harcadı. 

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni, 1990’larda, kimlik inşası meselesine odaklanmaya başladı. Yala ve Sabunla isimli yapıtını, klasik heykel geleneğine uygun olarak, doğrudan kendi bedeninden aldığı kalıptan yola çıkarak yaptı. Bu büstleri sıra dışı kılan ise, sabun ve çikolata gibi tüketim maddelerinden yapılmış olmaları.