Kanatlar

  • 24 Mart 2017 / 19.00
  • 25 Mart 2017 / 18.00

Yönetmen: Larisa Shepitko
Oyuncular: Maya Bulgakova, Zhanna Bolotova
Sovyetler Birliği, 1966, 85’, siyah-beyaz
Rusça; Türkçe altyazılı 

Larisa Shepitko, Sovyetler Birliği Devlet Sinematografi Enstitüsü’nden mezuniyetinin hemen ardından yönetmen koltuğuna, büyüleyici karakter oyuncusu Maya Bulgakova’nın başrolde olduğu Kanatlar için oturmuştu. Filmdeki olağanüstü performansıyla Bulgakova, bir okul müdiresi olarak sıradan bir hayat süren, fakat bir zamanların kahraman savaş uçağı pilotu olan bir kadını canlandırıyor. Kahramanının umutsuzluğunun zarif ve ihtiyatlı bir işçilikle, akıcı bir hikâye anlatımıyla işlendiği Kanatlar, Sovyet sinemasında yeni ve önemli bir yönetmenin doğuşunu müjdeliyordu.

Rus Sinemasında Kadınlar

Leylekler Uçarken

Rus Sinemasında Kadınlar

Kanatlar

Rus Sinemasında Kadınlar

Bayır

Rus Sinemasında Kadınlar

Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor

Rus Sinemasında Kadınlar

Akortçu

Rus Sinemasında Kadınlar

Evcil Hayvanlarla Seyahat

Rus Sinemasında Kadınlar

Ben Hariç Herkes Ölsün

Kanatlar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.