Köpeğim Tulip

  • 12 Şubat 2017 / 16.00
  • 23 Şubat 2017 / 19.00

Yönetmen: Paul Fierlinger, Sandra Fierlinger
Seslendirenler: Christopher Plummer, Lynn Redgrave, Isabella Rossellini, Peter Gerety, Brian Murray
ABD, 2009, 83’, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı

BBC editörü ve yazar J.R. Ackerley’nin aynı adlı anı kitabından uyarlanan animasyon, o ve köpeği Tulip’in on beş yıllık dostluğunu olabildiğince gerçekçi bir şekilde beyazperdeye yansıtıyor. Köpeğim Tulip, tıpkı kitapta olduğu gibi, Tulip’i anatomisi ve cinselliği dahil olmak üzere tüm “köpekliğiyle” tanıtırken keskin ve hınzır İngiliz mizahından destek alıyor. Ünlü oyuncular Christopher Plummer’ın sesiyle katkıda bulunduğu film, el çizimi dijital animasyon tekniğiyle hazırlanmış.

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Bombon Köpek

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Beyaz Tanrı

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Wendy ve Lucy

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Wiener-Dog

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Truman

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

En Güzel Köpek

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Köpeğim Tulip

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Bir Aile Filmi

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Baxter

Kuyruklu Hikâyeler <br/>Sinemanın Köpekleri

Köpeğin Kalbi

Köpeğim Tulip

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”