Yaralı Orlando

Yönetmen: Vincent Dieutre
Oyuncular: Fleur Albert, Paola La Rosa, Sandeh Veet, Rosaria Esposito, Vincent Dieutre
Fransa, 2015, 104’, renkli
Fransızca, İtalyanca; Türkçe ve İngilizce altyazılı

Dieutre’ün “Avrupa Filmleri” döngüsünün üçüncü bölümü, Pasolini’nin ölümünden kısa bir süre önce yazdığı, siyasi umutsuzluğunu “ateşböceklerinin yok oluşu” ile simgeleyen vasiyet niteliğindeki belgeyle Didi-Huberman’ın ona yanıtından esinleniyor. Günümüz “ateşböceklerinin” peşindeki Vincent Dieutre, Avrupa’nın güneyine gidiyor ve aradığını Palermo’nun ilk onur yürüyüşünde, Garibaldi Tiyatrosu işgalcileri arasında ve Lampedusa’nın genç militanlarında buluyor. Dieutre’ün deneme- filmi, günümüz Sicilya toplumunu, İtalyan ve Avrupa siyasetini yorumluyor.

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Mağlup Hayatlarımızın Üçlemesi

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Tarih Sonrasına Yolculuk

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Yaralı Orlando

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Jaurès

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Bologna Centrale

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Kış Yolculuğum

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Bonne Nouvelle

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Karanlık Dersleri

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Harap Roma

Rineke Dijkstra Bana Bak!

Rineke Dijkstra Bana Bak!

“Portre insanlık durumunun dışından ve de içinden bahseder, bir kişinin fiziği kadar psikolojisini de yansıtır –ya da yansıtmalıdır.”

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.