Yemek ve Cesaret: İsimsiz Duygusallar

Yönetmen: Jean-Pierre Améris
Oyuncular: Benoît Poelvoorde, Isabelle Carré, Lorella Cravotta
Fransa, 80’, 2010, renkli
Fransızca, Türkçe altyazıyla

İsimsiz Duygusallar, kontrol altına alamadığı utangaçlığı yüzünden yeteneklerinin farkına varamayan çikolata ustası Angélique’in (Isabelle Carré) hikâyesini anlatır. İşi için uğraşıp didinen çikolatacı Jean-René de benzer bir durumdan, sıkılganlıktan şikayetçidir. Bu durum şirketini de tehdit ederken Angelique’i yeni satış görevlisi olarak işe alır. Patronuna ilgi duyduğunu fark eden Angelique şirketi kurtarmak için kimliğini gizleyerek yeni bir çikolata serisi geliştirmeye karar verir. Bu hoş komedide, şirketin geleceği söz konusuyken, Angelique ile Jean-Rene’nin kendilerini aşıp karşılıklı duygularını birbilerine açmaları gerekmektedir.

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Hayat: Çocuklarımız Bizi Suçlayacak

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Hayat: Bostanda Savaş ve Barış

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Hayat: Monsanto’nın Dünyası

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: İsimsiz Duygusallar

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Bras’lar Arasında

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Pierre Gagnaire

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Sarayın Tadları

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Bir Tat Meselesi

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin sergiler ekibinden Begüm Akkoyunlu ve Tania Bahar ilk açıldığımız günden bu yana süregelen ve artık bir gelenek halini alan “Genç Sergiler”in hikâyesini Pera Müzesi Blog için anlatıyor!

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Narın Rengi’nin yönetmeni Sergey Parajanov, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde doğmuş olsa da, aslen Ermeni’ydi. Sayat-Nova ile kendini ruhen yakın hisseden Parajanov, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan Transkafkasya ile arasındaki bağ sebebiyle, ozanın yaşamını beyaz perdeye aktaracak ideal sanatçı olduğuna inanıyordu

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”