Bir Hafta

Yönetmen: Buster Keaton
Oyuncular: Buster Keaton,
Charlie Chaplin, Sybil Seely, Joe Roberts
1920, 25’, Siyah beyaz, DCP
Restorasyon: Cinetece di Bologna
Müzik: Uninvited Jazz Band

Buster ve sevgilisi Sybil (Sybil Seely) henüz evlenmişlerdir. Düğün hediyesi olarak Buster'ın amcası onlara, bir parsel arazi ile birlikte pre-fabrike bir ev hediye eder. Ev hala kutusunda durur. Evi monte ederek bir araya getirme konusunda Buster'in kendine güveni sonsuzdur fakat Handy Hank, Sibil'in sevgili olmayı reddettiği erkek, birleşmeyi bekleyen parçalardaki sayıları değiştirmiştir.

İstanbul Sessiz Sinema Günleri hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Pera Müzesi'nin 10. Yılı için 100 Yıllık Filmler: Renkli Sessizler

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Gerçek(üstü) Renkler

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Sinemanın Erken Döneminde Renk Fantezisi

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Bilge Nathan

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Diğerlerinden Farklı

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Osmanlı Görüntüleri Seçkisi

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Charlie Chaplin Kısaları

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Bir Hafta

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh <br> Aşkın Güngör

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh
Aşkın Güngör

En çok çocukları öldürmekten haz duyuyorum. Etleri kesilip göğüs kafesleri kırılırken hep aynı şekilde bağırıyorlar: “ANNE!BABA! ANNEEEE! BABAAAA!”

Kitsch ve Kitle Kültürü <br>  Umberto Eco

Kitsch ve Kitle Kültürü
Umberto Eco

Doğrudan bir etkiyi amaçlayan bir iletişim olarak Kitsch'in tanımı, kuşkusuz, onu kitle kültürü ile özdeşleştirmeye ve avantgarde'ın öne sürmüş olduğu "yüksek" kültürler diyalektik bir karşıtlık içine koymaya yardımcı olmuştur. 

Sonsuz bir ihtimal olarak Mavi

Sonsuz bir ihtimal olarak Mavi

Yves Klein’ın mavi pigmentlerini akla getiren bir rengin perdeyi boylu boyunca kapladığını düşünün. Neredeyse 80 dakika boyunca mavinin tonlarında en ufak bir oynama olmasa bile, zihnimiz durduğu yerde durmuyor. Sabit bir maviliğe ne kadar uzun süre bakabiliriz? Mavi tonlar titreyerek, kendi gölgelerini yaratarak bize oyunlar oynamaz mı? Maviden gözlerimiz kamaşmaz mı?