Sinemanın Erken Döneminde Renk Fantezisi

Sinemanın erken döneminde renk seyirciyi daha da çok etkilemek amacıyla yeni bir unsur olarak kullanılmaktaydı. İlk başlarda elle uygulanan film renklendirme işlemi, gittikçe daha sofistike ve yarı-otomatikleşmiş bir hal alarak sesin devreye girmesiyle tamamen ortadan kalktı. Gerçekçi biçimde (moda görüntülerinde görüldüğü gibi) ya da tamamıyla hayal ürünü (masallar gibi) renklendirilmiş filmler siyah beyaz gösterildiklerinde, anlamlarını büyük ölçüde yitiriyorlar.

EYE Filmmuseum arşivinden alınan filmlerin gösterimlerine,sessiz film müzisyeni Stephen Horne canlı performansıyla, Mariann Lewinsky ise sunumla eşlik edecek.

Filmler:
Ouled-Nail Dansı
Altın Tutkusu
Paris’ten Son Moda
Çantalar Macar Nakışları – fragman
Jüpitere Yolculuk
Renk Fantezisi Tanıtım Filmi

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Pera Müzesi'nin 10. Yılı için 100 Yıllık Filmler: Renkli Sessizler

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Gerçek(üstü) Renkler

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Sinemanın Erken Döneminde Renk Fantezisi

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Bilge Nathan

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Diğerlerinden Farklı

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Osmanlı Görüntüleri Seçkisi

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Charlie Chaplin Kısaları

2. Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Bir Hafta

Sina Çölünde Bir Yalnız Kartal

Sina Çölünde Bir Yalnız Kartal

John Frederick Lewis en önemli Viktorya dönemi Britanyalı Oryantalist sanatçılarından biri olarak kabul edilir. Pera Müzesi’nde 2008 yılında Tate Britain işbirliğiyle düzenlenen Doğu’nun Cazibesi sergisinde Lewis’ın eserleri sergilenmişti. 

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Son Sefer <br> Galip Dursun

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Son Sefer
Galip Dursun

Biraz önce, yolcu salonunda vapurun hareketini beklerken aklıma bir oyun geldi. Küçükken evde, buradan epey uzakta ve geçmişte kalmış ülkemde oynadığımız, nasıl oynadığımızı bile hatırlayamadığım bir oyun. Vapura binmek için bekleyen kalabalığın arasında kendimi olduğumdan bin kat daha yalnız hissettiren cinsten. 

Modernite  Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Modernite Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.