Kayıp Kral

  • 20 Ocak 2017 / 21.00
  • 25 Ocak 2017 / 19.00

Yönetmen: Peter Brosens, Jessica Woodworth
Oyuncular: Peter Van den Begin, Lucie Debay, Titus De Voogdt, Bruno Georis
Belçika, Hollanda, Bulgaristan, 2016, 94’, renkli
İngilizce, Flamanca, Fransızca, Bulgarca; Türkçe altyazılı 

Bir alt-tür olarak yol ve yolculuk filmleri, genellikle kaybeden ve ezilen kahramanların kendini keşfettiği hikâyeler anlatırken Kayıp Kral’da durum biraz farklı… Çünkü İstanbul’dan başlayan yolculuğu sırasında Balkanlar’da kaybolan kahramanımız, Belçika kralının ta kendisi! Resmî bir ziyaret için geldiği İstanbul’dayken Valonların bağımsızlığını ilan ettiğini öğrenen Kral III. Nicholas, güneş fırtınalarına, devre dışı kalan teknolojilere ve yolculuğu boyunca karşılaştığı birbirinden çılgın insanlara rağmen ülkesine dönmekte ve krallığını kurtarmakta kararlıdır. Sahte belgesel (mockumentary) tarzında çekilmiş bu başarılı komedinin yönetmenleri ise Beşinci Mevsim’in yenilikçi yönetmenleri Peter Brosens ve Jessica Woodworth.

İstikamet → Balkanlar

Saraybosna’ya Hoşgeldiniz

İstikamet → Balkanlar

Umut Çiçekleri

İstikamet → Balkanlar

Şark Oyunları

İstikamet → Balkanlar

Güzel Bir Hayat Düşlerken

İstikamet → Balkanlar

Kan ve Aşk

İstikamet → Balkanlar

Charlie Countryman’ın Gerekli Ölümü

İstikamet → Balkanlar

Sen Dünyaya Gelmeden

İstikamet → Balkanlar

Keder

İstikamet → Balkanlar

Kayıp Kral

Kayıp Kral

Bölgenin Hafızası

Bölgenin Hafızası

Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.

Rineke Dijkstra Bana Bak!

Rineke Dijkstra Bana Bak!

“Portre insanlık durumunun dışından ve de içinden bahseder, bir kişinin fiziği kadar psikolojisini de yansıtır –ya da yansıtmalıdır.”

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.