Plaj Fareleri

  • 23 Şubat 2018 / 21.00
  • 3 Mart 2018 / 14.00

Yönetmen: Eliza Hittman
Oyuncular: Harris Dickinson, Madeline Weinstein, Kate Hodge, Neal Huff
ABD, 2017, 98', renkli 
İngilizce; Türkçe altyazılı
 
Brooklyn sokaklarında yaşayan Frankie (Harris Dickinson) işçi sınıfı ev hayatının sınırlamalarından kaçma mücadelesi veren bir delikanlıdır. Akşamları arkadaşlarıyla Coney Adası’nda geçirip, başını derde sokarken bir yeni sevgili adayı ile tanışır, ancak bu kez saygı göstermesi istenmektedir. Oysa, Frankie’nin bir sırrı vardır ve bu sır eninde sonunda onun tüm kimliğini sonsuza kadar sorgulamasına yol açacaktır. Plaj Fareleri Brooklyn’in hiç de revaçta olmayan semtlerini gayet otantik bir havada perdeye yansıtıyor. Eril bedenin nesneleştirilmesi Frankie’nin kafa karışıklığı ve kırgınlık içindeki özlemlerini ve kendini keşfetme çabasına ilişkin anlayışı açıklığa kavuştururken, altını da çiziyor. Harris Dickinson’ın başroldeki performansı yönetmen Eliza Hittman’ın içten bir samimiyet ve acımasız bir dürüstlükle işlediği karakter tahliline ayrı bir derinlik kazandırıyor.  
 

Bu filmin gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Bölünmüş Benlik

Sığınak

Bölünmüş Benlik

Siz Eskiden R.D. Laing Miydiniz?

Bölünmüş Benlik

R.D. Laing’in ‘Düğümler’ini Filme Okumak

Bölünmüş Benlik

Aile Hayatı

Bölünmüş Benlik

Morvern Callar

Bölünmüş Benlik

Kevin Hakkında Konuşmalıyız

Bölünmüş Benlik

Neon Şeytan

Bölünmüş Benlik

Plaj Fareleri

Bölünmüş Benlik

Kutsal Geyiğin Ölümü

Plaj Fareleri

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

1963 ile 1966 yılları arasında Andy Warhol, New York sanat çevresinden çeşitli kişilerin film portreleri üzerinde çalıştı. 

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”