Yemek ve Cesaret: İsimsiz Duygusallar

Yönetmen: Jean-Pierre Améris
Oyuncular: Benoît Poelvoorde, Isabelle Carré, Lorella Cravotta
Fransa, 80’, 2010, renkli
Fransızca, Türkçe altyazıyla

İsimsiz Duygusallar, kontrol altına alamadığı utangaçlığı yüzünden yeteneklerinin farkına varamayan çikolata ustası Angélique’in (Isabelle Carré) hikâyesini anlatır. İşi için uğraşıp didinen çikolatacı Jean-René de benzer bir durumdan, sıkılganlıktan şikayetçidir. Bu durum şirketini de tehdit ederken Angelique’i yeni satış görevlisi olarak işe alır. Patronuna ilgi duyduğunu fark eden Angelique şirketi kurtarmak için kimliğini gizleyerek yeni bir çikolata serisi geliştirmeye karar verir. Bu hoş komedide, şirketin geleceği söz konusuyken, Angelique ile Jean-Rene’nin kendilerini aşıp karşılıklı duygularını birbilerine açmaları gerekmektedir.

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Hayat: Çocuklarımız Bizi Suçlayacak

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Hayat: Bostanda Savaş ve Barış

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Hayat: Monsanto’nın Dünyası

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: İsimsiz Duygusallar

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Bras’lar Arasında

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Pierre Gagnaire

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Sarayın Tadları

Tadı Damağında<br/>Yemek ve Sinema

Yemek ve Cesaret: Bir Tat Meselesi

Akıl Çağı’ndan “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne

Akıl Çağı’ndan “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne

1 Mayıs 1906 tarihinde Paris Grand Palais’de açılan Salon sergisinde bir Osmanlı ressamının da eseri yer almıştı. Bu, Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” ismiyle tanınmış olan resmiydi. 

#VideoPopPera Özel Bir Sergi Turu

#VideoPopPera Özel Bir Sergi Turu

Pera Müzesi Instagram hesabını bir günlüğüne  “Bu Bir Aşk Şarkısı Değil” sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley’e emanet ettik!

Hafıza  Anılar İnşa Etmek / Anı Odası / Ölümü Anımsa

Hafıza Anılar İnşa Etmek / Anı Odası / Ölümü Anımsa

Her hafıza bir iç hikâyeyi anlatır; her koleksiyonun da bir iç hikâyesi vardır. Koleksiyon; sanatçı, izleyici, koleksiyoner gibi pek çok farklı hafızanın, hikâyenin birbiri içine geçtiği yerdir.