Aidiyet ve Yoldaşlık

  • 27 Nisan 2019 / 14:00
  • 10 Mayıs 2019 / 19:00

Aidiyet ve Yoldaşlık, Aykan Safoğlu’nun 2013 – 2015 yılları arasında ürettiği video ve filmlerden bir seçki sunuyor. Safoğlu’nun yapıtları kültürel, coğrafi, dilsel ve zamansal sınırlar arasında ilişkiler, hatta dostluklar kuruyor. Film, fotoğraf ve performans gibi pek çok çeşitli mecrada üreten sanatçı, kültürel aidiyet, yaratıcılık ve akrabalık konularında ucu açık araştırmalar yapıyor.

10 Mayıs’ta gerçekleşecek gösterimin ardından Bilge Taş moderatörlüğünde Aykan Safoğlu ile bir konuşma gerçekleştirilecektir. "Aidiyet ve Yoldaşlık" seçkisi kapsamındaki gösterim ve etkinlikler ücretsizdir.

Aykan Safoğlu hakkında
İstanbul’da doğdu ve UdK Berlin'in Art in Context master programından (MA) mezun oldu. Fotoğraf alanında yüksek lisans eğitimini (MFA) Bard College’ın Milton Avery Sanat Yüksek Lisans Okulu’nda (NY/ ABD) tamamladı. 2013’te 59. Oberhausen Uluslararası Kısa Film Festivali’nde uluslararası jürinin büyük ödülünü kazandı. 2018’de Akademie Schloss Solitude’ün güzel sanatlar bursiyeri oldu. Safoğlu, Ocak – Ağustos 2019 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nin konuk sanatçısı olarak İstanbul’da bulunmaktadır.

Bilge Taş hakkında
Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, Ankara Uluslararası Film Festivali, Gezici Festival, !f Ankara, Pembe Hayat KuirFest, İnsan Hakları Film Günleri gibi birçok film festivalinde çeşitli görevler aldı. Ankara Üniversitesi’nde Kadın Çalışmaları yüksek lisans programını bitirdi. Halen Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde film festivallerinin kültür endüstrisindeki konumları üzerine doktora tezini yazmaktadır.

 

İsimsiz (Bir Berlin Portresi)
Video: Aykan Safoğlu,
Almanya, 2013, 13', renkli
Almanca; Türkçe altyazılı

Güncel toplumsal cinsiyet teorisi alanının önde gelen isimlerinden Judith Butler 2010 yılında kendisine verilen “Berlin Onur Ödülü”nü almayı reddettiğinde, yaptığı basın açıklamaları, Almanya’da gay ve lezbiyenlere ilişkin siyasi tartışmaları daha da alevlendirdi. Görsel materyaller, yaşanan tartışmalara ilişkin haber kupürleri ve kültürel tarihten ödünç alınan tartışmaları bir araya getiren Safoğlu’nun bu video çalışması, kapitalist konformizm, ırkçılık, cinsiyet politikaları ve “homonasyonalizm” gibi bu tartışmaların merkezinde yer alan motifleri irdeliyor. Eser, Berlin Maxim Gorki Tiyatrosu’nun siparişi üzerine hazırlandı.

 

Kırık Beyaz Laleler
Yönetmen: Aykan Safoğlu
Türkiye, Almanya, 2013, 24', renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı

Eserlerinde toplumu etkileyen meselelere büyük yer vermiş Amerikalı yazar James Baldwin ile kurgusal bir diyalog olarak tasarlanan, Oberhausen büyük ödülü sahibi Kırık Beyaz Laleler, otobiyografi türünün sınırlarını yenilikçi bir şekilde genişleten bir essay film. Yazarın İstanbul’da geçirdiği zamanı belgeleyen kartpostal, gazete kupürlerini ve Sedat Pakay’ın fotoğraflarını yaratıcı bir çağrışımlar zinciriyle Türk ve Amerikan popüler kültüründen simgelerle buluşturan bu kolaj, bunun sonucunda ırkçılık, uluslarötesi diyalog ve LGBT politikaları gibi konulara incelikli bir eleştiri getirirken, yalnızca fikirleri üzerinden tanıdığımız insanların kendi kişisel tarihimizi nasıl etkileyebildiklerine dair çarpıcı bir örnek sunuyor.

 

Çile Bülbülüm
Performans: Aykan Safoğlu, Huzur e.V.
Almanya, 2014, 12', color
İngilizce; Türkçe altyazılı

Çile Bülbülüm, performans sanatçısı Ulay’ın 1976’da gerçekleştirdiği Önceden Belirlenmiş 14 Adımda Eylem: Sanatın Kanunsuz Bir Yanı Var adlı sanat eylemine dayanıyor. Bu tartışma yaratan performansında Ulay, Carl Spitzweg’e ait 1839 tarihli Der Arme Poet (Fakir Şair) adlı orijinal tabloyu sergilenmekte olduğu Berlin Yeni Ulusal Sanat Galerisi’nden çalıp, Muskauerstrasse’de yaşayan Türk asıllı göçmen bir ailenin evinin duvarına astı. Çile Bülbülüm kapsamında, ‘Muskauerstrasse sakinleri’ 1 Kasım 2014 tarihinde Yeni Ulusal Sanat Galerisi’ne iade-i ziyaret gerçekleştirerek, Carl Spitzweg’in fakir şairinin anısına, koro halinde Türk sanat müziğinin ünlü eserlerinden Çile Bülbülüm isimli şarkıyı seslendirdiler. Ulay’ın müdahalesinden 38 yıl sonra, göç sonrası Alman toplumunda kendi kültürel miraslarına sahip çıkan koro, dinleyicileri tehdit altında yaşam, acı, “kitsch”, şiir ve toplum konularını neşeli bir bakış açısıyla yeniden hayal etmeye çağırdı. Festival of Future Nows siparişi üzerine hazırlanan performansın koreografisi, Institut für Raumexperimente, UdK Berlin’e ait.

 

İsimsiz (Gülşen ve Hüseyin)
Video: Aykan Safoğlu,
Almanya, 2015, 13', renkli 
Türkçe; İngilizce altyazılı 

Aykan Safoğlu bu videosunda, uzun yıllar önce ölen amcası Hüseyin’i fotoğraf reprodüksiyon yöntemlerini kullanarak hayata döndürüyor. Safoğlu’nun Berlin’de yaşayan eski arkadaşı Gülşen Aktaş’ın Hüseyin rolüne büründüğü performans, Hüseyin’in ölümünün ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarırken, bu sayede göçmen işçilere ait kayıp bir İstanbul anısının unutulmuş öyküsü yavaş yavaş gözler önüne seriliyor. Safoğlu, ‘yazarın’ doğum ve ölümünün temel faktörlerinden olan hafıza ve unutma kavramlarını ele alsa da, yeniden yarattığı hikâye ve tarihçeler hatırlayıp uzlaşmayı amaçlıyor. Gülşen ve Hüseyin’e eşlik eden Safoğlu, tarihi geri kazanmakla kalmıyor, onu baştan yazıyor.

Hatıranın Peşinde

Maya Deren’in Aynası

Hatıranın Peşinde

Yeniden Sev Beni

Hatıranın Peşinde

Tek Başına Dans

Hatıranın Peşinde

Krisha

Hatıranın Peşinde

Matangi / Maya / M.I.A.

Hatıranın Peşinde

Aidiyet ve Yoldaşlık

Sina Çölünde Bir Yalnız Kartal

Sina Çölünde Bir Yalnız Kartal

John Frederick Lewis en önemli Viktorya dönemi Britanyalı Oryantalist sanatçılarından biri olarak kabul edilir. Pera Müzesi’nde 2008 yılında Tate Britain işbirliğiyle düzenlenen Doğu’nun Cazibesi sergisinde Lewis’ın eserleri sergilenmişti. 

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni Bana Bak!

Janine Antoni, 1990’larda, kimlik inşası meselesine odaklanmaya başladı. Yala ve Sabunla isimli yapıtını, klasik heykel geleneğine uygun olarak, doğrudan kendi bedeninden aldığı kalıptan yola çıkarak yaptı. Bu büstleri sıra dışı kılan ise, sabun ve çikolata gibi tüketim maddelerinden yapılmış olmaları.

Louis Isadore Kahn (1901-1974)

Louis Isadore Kahn (1901-1974)

Louis I. Kahn, 1901 yılında, tüm yaşamını geçireceği, çalışacağı, âşık olacağı ve yaşama veda edeceği Philadelphia’dan uzakta, Rusya’nın Pärnu kentinde Yahudi bir aileye doğar. Beş yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika’ya göç ederler.