Persona

  • 14 Aralık 2016 / 19.00

Yönetmen: Ingmar Bergman
Oyuncular: Bibi Andersson, Liv Ullmann, Margaretha Krook,  Gunnar Björnstra, Jörgen Lindström
İsveç, 1966, 84’, siyah-beyaz, İsveççe, Türkçe altyazılı 

Ünlü tiyatro oyuncusu Elisabet Vogler, Elektra tragedyasını oynadığı bir gece birden susar ve bir daha konuşmaz. Önce bir klinikte tedavi olur, ardından doktoru onu genç bir hemşire refakatinde dinlenmesi için deniz kıyısına gönderir. İki kadın arkadaşlık kurarlar. Elisabet’in suskunluğu Alma’yı kendisine açılmaya ve içini dökmeye yöneltir. Ancak, Elisabet’in bu itirafı, doktoruna açıkladığı bir mektubun ortaya çıkması iki kadın arasında derin bir bunalımın ortaya çıkmasına neden olur. Bergman bu filmle ilgili olarak “Persona ile gidebileceğim kadar uzağa gittiğim kanısındayım. Özgür bir biçimde, söz söylemeden sadece sinemanın ortaya çıkarabileceği sırlara değinebildiğimi hissediyorum”. Film bütün zamanların en iyi filmleri listesinde 17. sırada yer almaktadır.

Sunum: Füruzan

Sinematek Yaşıyor!

Potemkin Zırhlısı
Bronenosets Potiomkin

Sinematek Yaşıyor!

Metropolis

Sinematek Yaşıyor!

Geçip Giden Çatana
L’Atalante

Sinematek Yaşıyor!

Sevgilim Hiroshima
Hiroshima mon amour

Sinematek Yaşıyor!

Rocco ve Kardeşleri
Rocco e i suoi fratelli

Sinematek Yaşıyor!

Salvatore Giuliano

Sinematek Yaşıyor!

Nefret
Le Mépris

Sinematek Yaşıyor!

Sekiz Buçuk

Sinematek Yaşıyor!

Persona

Sinematek Yaşıyor!

Umut

Sinematek Yaşıyor!

Konformist
Il Conformista

Sinematek Yaşıyor!

Gelin

Sinematek Yaşıyor!

Ayna
Zerkalo

Persona

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor!